Özellikle İzmir Çeşme’de dağ ve tepelerde kümeler halinde her yerde karşımıza deliceler çıkar. Daha kuzeye doğru kıyı şeridini izlediğimizde yer yer bu tür delicelere rastlarız. Fakat başka yerlerde bu yabanların bulunmaması, zeytinin anavatanın memleketimiz olduğu savını oldukça kuvvetlendirir.
Biz zeytinin anavatanın Anadolu olduğunu savunurken, son zamanlarda bilim adamlarının arasında kabul görmeye başlayan bir başka varsayıma göre, zeytin ağacının anavatanı Kuzey Afrika.
Bu gelgitler arasında zeytinin ve zeytinyağının ne zamandan beri insanlığın hizmetinde olduğundan söz etmezsek konuyu çok eksik bırakmış oluruz.
Zeytinin ehlileştirilerek kültür bitkisi haline getirilmesi MÖ 4000 yıllarına dayanmaktadır. Aşılama yoluyla zeytinin ehlileştirilerek kültür bitkisi "saliva"ya dönüştürülmesi büyük bir olasılıkla Doğu Akdeniz ve Güney Ön Asya'da başlamış ve oradan batıya yayılmıştır. Bu aşılama mucizesini Samiler’in gerçekleştirdiği sanılıyor.
Zeytinin ehlileştirilmesi MÖ 4000 yıllarına dayanmasına rağmen, meyvesinin sıkılıp yağının çıkarılması ve yaygınlaşması için en az 1500-2000 yıl beklenildiği sanılmaktadır. Tunç çağında zeytinciliğin geliştiği ve yaygınlaştığı, yağ preslerinden, vazoların, yağ saklanan kapların ve fresklerin üzerlerine yansıyan artistik çalışmalardan anlaşılmaktadır.