Son Gezdiğiniz Ürünler:
Alışveriş Sepetim (boş)

1. Didim Zeytin Festivali ve RE.C.O.MED Kurulu Toplantısı


Zeytin Portalı | 7 Kasım 2012 Çarşamba, 23:12

Didim’de bir milyona varan zeytin ağacının olduğunu Zeytin Portalı'nda daha önce de yazmıştım. Didim artık sadece turizmle değil zeytincilikle de anılmaya başlamasını taçlandırmak için 20-21 Ekim 2012 günlerinde Didim’de 1. Didim Zeytin Festivalini düzenledik.
0 Yorum Bu yazı 2642449 kere listelenmiştir.

Didim’de bir milyona varan zeytin ağacının olduğunu Zeytin Portalı'nda daha önce de yazmıştım. Didim artık sadece turizmle değil zeytincilikle de anılmaya başlamasını taçlandırmak için 20-21 Ekim 2012 günlerinde Didim’de 1. Didim Zeytin Festivalini düzenledik. Festivale devletimiz de gereken önemi verip, fetival masraflarını GEKA bütçesinden karşılamıştır.

Aynı günlerde Didim’de Uluslar arası Re-Co-Med  (Rete Citta dell Olio del Mediterraneo-Akdeniz Zeytin Şehirleri Derneği)’nin de genel kurulu yapılınca festival bir anda uluslar arası hale geldi. Biz de hem Zeytin Festivalini hem de RE.C.O.MED genel kurulunu birlikte yaşadık. Festivale, Dünya Zeytin Konseyi Yönetiminden Ender Gündüz Bey katıldı. Ulusal Zeytin Konseyi Başkanı Mustafa Tan Bey de katılımcılar arasındaydı.

Festival, 20 Ekim günü RE.C.O.MED genel kurulu ile başladı. Önce derneğin logosu görüşüldü. Dernek logosu için İspanya, İtalya, Fas ve Türkiye’nin logo teklifleri vardı. Teklifler uzun uzun tartışıldıktan sonra 14 Kasımda Imperia’da yapılacak toplantıda kesin karara varılması teklifi kabul gördü. Sonra bir web sitesinin oluşturulması konusu görüşüldü.

Derneğin merkezi web sayfası şimdilik sabitmiş. İlerde bütçe olduğunda geliştirilecekmiş. Ayrıca her üye ülkenin kendi sayfasını oluşturması istenecekmiş. Merkezî sitede eşit koşullarda 2’şer sayfalık milli sayfalar yer alabilirmiş. Re.C.O.Med.’in uluslar arası medyada yer almasına çalışılmasına karar verildi.

Sonra Bay Lupi söz aldı; daha önce Imperia’da söylediklerini tekrarla şunları söyledi: “Dünya’da Akdeniz Diyetini bir marka yapmak istiyoruz. Zeytin ve zeytinyağının ekonomik değerini anlatmaya ve dış pazarlara açılmaya çalışıyoruz. Güney Avrupa ile Kuzey Avrupa arasındaki rekabette Güneyin ekonomi ve ticari gücünü birleştirmeye ihtiyacı var. Öyle bir lobi olmalı ki hem devletleri hem de sosyal kurumları birleştirmeli. Zor bir hedef ama ulaşabileceğimize inanıyorum.

Recomed’in içinde rekabet yok. Birbirimizin kültürlerinden çalışmalarından faydalanmamız gerekiyor. Büyük bir fırsat. Akdeniz Diyeti UNESCO tarafından tanındı.  Bu Akdeniz ülkeleri arasında sadece kültürel değil ekonomik bir işbirliğidir. Akdeniz diyetinin marka değerini ortaya koymalıyız. Dünyada sadece yüzde üç buçuk oranında zeytinyağı tüketilmektedir. Hedef kitle çok büyüktür. Zeytinyağını sadece biz üretmiyoruz. Ama Akdeniz diyeti ve yaşam tarzı sadece Akdeniz’dedir. Akdeniz’de olmayan ülkeler de zeytinyağı üretiyor. Ama kullanım kültürleri yok. Üreticilerimizde kalite hassasiyetini oluşturmak zorundayız. Aynı hassasiyeti tüketicilerde de oluşturursak tüketimi de artırmış oluruz. Bizim çalışmalarımız başka Akdeniz ülkelerine de örnek olacaktır.”

Sonra Didim Kaymakamı Ersin Emiroğlu konuşmasını yaptı (özetle) : “Festivale hoş geldiniz. Festival hazırlıkları ilgili kurumlarca ayrı ayrı yapıldı. Zeytincilikte bulunduğumuz yeri bir festivalle göstermek istedik. İlgili kurumlara fikir ve görüşlerimizle oturumlara başkanlık etmeye çalıştık. Katkıda bulunan bütün kurumlara teşekkür ederim. RECOMED’in toplantısının Didim’de yapılması da güzel bir gelişmedir. Bizim zeytin çalışmalarımıza RECOMED’in ve Dünya Zeytin Konseyi’nin de katkıları olacaktır. Onların tecrübelerinden ve birikimlerinden faydalanacağız. Rekabet yok. Yardımlaşma var. Didim’in öncülüğünde pek çok üretici il ve bölge de bu çalışmalara katılmalıdır. Zeytin ve zeytin ağacı bütün semavi dinlerde kutsanmış ve barışın simgesi olmuştur. Bunu vesile ederek kültür ve medeniyetlerin kaynaşmasını sağlamalıyız. Bize düşen zeytin ve zeytinyağını gramla değil kilolarla tüketen kişiler olmaktır. Bu çalışmaların uzun soluklu ve verimli olmasını temenni ediyor başarılar diliyorum.”

Daha sonra IOC yönetiminden Ender Gündüz Bey söz aldı. Dünya’da ve Türkiye’de zeytincilik ve zeytinyağı hakkında bilgi sundu.

HASAT FESTİVALİ

Ertesi sabahın ilk proğramı hasat şenliği idi. Fevzipaşa Mahallesinde Zeytin İşletmecisi Ramazan Faydacı’nın organize ettiği bu şenlikte misafirler halk oyunları ile karşılandı. Misafirler zeybek oyunları ve davul zurna ile çok ilgilendiler ve mutlu oldular. Aynı mutluluğu yöresel zeytinyağlı börekler ve kahvaltıyı atıştırırken de yaşadılar.

BİR DOMAT GÜZELLEMESİ DENEMESİ

Önceki akşam yemekte bir araya gelindi. Yemekte zeytinyağlılar ağırlıktaydı. Bir ara yabancı misafirler tatmak için zeytinyağı istemişler. Fakat gelen yağı hiç beğenmemişler. Festivali yönetenlerden biri mahcubiyetini üzüntüyle anlattı.

Henüz markamız olmadığı için yazmakta sakınca görmüyorum: Biz, salamura için domat zeytinleri toplamış ve elek altı olanları birkaç gün sonra ve özensiz olarak sıkmıştık. Elli kilo kadardı. Filtre edilmemişti. Acılığı yoktu. Aroması güzeldi. Bu yağı yok sayıyordum.  Zira asıl domat yağını, sonra toplar toplamaz, soğuk sıkımla ve özenle yapacaktık. Ben, domat yağını çok beğeniyor, seviyor ve güveniyorum.  Buraya da bu özensiz sıkılmış yağdan üç litre getirmiştim. Ulusal Zeytin Konseyi Başkanı Mustafa Tan Bey dâhil, yerli yabancı bütün misafirler hasat şenliğindeydi. Bir ara Mustafa Tan Beye şu yağı bir tadabilir misiniz diyerek domat yağından verdim. Tattı ve çok beğendi.  Kardeşim böyle yağınız var da akşamdan beri neden misafirlere tattırmıyorsunuz diye uyardı. Bay Lupi başta olmak üzere misafirlere tattırdık. Hepsi arkadaşını çağırarak tattırdı. Çok beğendiler. Bu ifadelerde bir Evliya Çelebi abartısı arayanlara da isterlerse tattırabilirim. 

Domat yağının yeşilken sıkımı filtre edilmemişse yakut yeşili rengindedir. İşte şimdi Çelebi abartısına başlayalım: Esasen yakut yeşiline; taze sıkılmış ve filtre edilmemiş domat yağı renginde demek lazımdır. Bu rengin başka türlü hakkı verilemez. Ayrıca aynı abartıyla söylersek bu yağ, kıymetini bilene “yakuttan değerlidir” vesselam.

Hasat şenliğinden, Uslu Sitesi civarındaki yaşlı zeytin ağacına plaket çakılmak üzere gidildi. Ağaç yaşlı ve yangın geçirmişti. Ortası delikti. Bu delikten geçenin hep sağlıklı kalacağı ve yüz yıl yaşayacağı hazır bulunanların oybirliği ile efsane haline getirildi. Sonr  bu efsaneyi herkes beğendi.

Buradan, misafirler uğurlandı. 1. Zeytin Festivali de böylece son buldu.

Bu festival, Didim zeytinciliğinin tanıtılması bakımından önemli bir adım olmuştur. Didim’in toprağı, havası, doğası zeytin ağaçları, zeytin ürünleri ve zeytinyağı bakım��ndan çok uygundur. Didim’de inşaat için kazılan pek çok temelden ilk çağlardan kalma zeytin işlikleri çıkmaktadır. Bunların pek çoğu Miletos’lu Tales’in “kiraladığı” işlikler olabilir. Heralia’yı, Herkül’ü, Miletos’u, Tales’i ve Didim çevresi zeytinciliğini tarihiyle, bu günüyle daha geniş inceleyeceğiz ve yazacağız. Devam edecek festivallerle Didim zeytinciliği geçmişi ve geleceği ile hak ettiği tanıtımı yaşayacaktır.

Didim, 4.11.2012
BEKİR İŞLEK



Facebook'ta Desteğinizi Bekliyoruz!

Detaylı Arama

Yorumlar

Yorum Ekle
 
Henüz bir yorum yapılmamış!


Tanıtılan Ürünlerden Seçmeler :


Popüler Etiketler


ZEYTİN PORTALI


Zeytin Portalı'ndaki yeni yazılar e-posta adresinize gelsin ister misiniz? Üye Olun yeni yazıları size gönderelim! ×