Son Gezdiğiniz Ürünler:
Alışveriş Sepetim (boş)

Zeytinyağı Sohbetleri - Bölüm 7: Kirli Savaş


Mümtaz Gökçebağ | 22 Temmuz 2011 Cuma, 22:06

5 Temmuz'da UZZK forumunda yayınlanan bir haber nedense pek tepki görmedi. EBSO kaynaklı haberde ülkemizde zeytinyağı ithal edildiği ve piyasanın bu nedenle iyice durgunlaştığı bildiriliyordu. Yine bu belgede ucuza toplanacak Türk zeytinyağının yurt dışına ihraç edileceğinden söz ediliyordu. Söz konusu haber yayınlandığında kıyamet kopmalıydı. Olay her yönüyle açığa çıkarılmalı, varsa suçlular adalete teslim edilmeliydi. Ama öyle olmadı, tam tersine zeytinciler olaya sessiz kaldılar.
1 Yorum Bu yazı 155241 kere listelenmiştir.

Diğer Bölümler:
Bölüm 1: Don Yağından Bitkisel Yağa
Bölüm 2: Ayçiçek Yağıyla Flört
Bölüm 3: Margarine Merhaba
Bölüm 4: Margarin Gerçekten Gerekli Mi?
Bölüm 5: Küresel Ekonominin Etkisi
Bölüm 6: Türk Zeytinyağına Uluslararası Çelme

 

Ülkemizde Zeytinyağı İthalatı Haberi 

5 Temmuz 2011 günü UZZK forumunda yayınlanan bir haber nedense pek tepki görmedi. EBSO kaynaklı haberde ülkemizde zeytinyağı ithal edildiği ve piyasanın bu nedenle iyice durgunlaştığı bildiriliyordu. Yine bu belgede ucuza toplanacak Türk zeytinyağının yurt dışına ihraç edileceğinden söz ediliyordu.  

Söz konusu haber yayınlandığında kıyamet kopmalıydı. Olay her yönüyle açığa çıkarılmalı, varsa suçlular adalete teslim edilmeliydi. Ama öyle olmadı, tam tersine zeytinciler olaya sessiz kaldılar. Ne bir protesto, ne bir karşı çıkış vardı. Çünkü insanlar önceki olaylarda ellerinden geleni yapmışlar ama hiç sonuç alamamışlardı. Doğrudan savcılığa suç duyurularında bulunmuşlardı, markaları internette ilan etmişlerdi. Şimdi hafızalarda kalan şey yalnızca birkaç satır yazıdan ibaretti. Ne suçlular cezalandırılmış ne de suç engellemişti. Hukuk devleti içinde bir çeşit hukuksuzluk cenneti gibiydik. İşte bu nedenle, yani insanlar hukuksuzluk konusunda önceden eğitildiklerinden, zeytinciler habere hiç tepki göstermediler.

Yurt dışından ithal edilen zeytinyağı haberi gerçekte yasal olmayan DİR işleminin fiili olarak çalışmaya başladığının en önemli işaretiydi. Kimsenin izin almaya falan niyeti yoktu. Zaten nereden bakılsa bir milyon ton yağ ithal eden bir ülkede birkaç bin ton zeytinyağını gümrükten geçirmek sanıldığı kadar zor olmayabilirdi. Kaldı ki ihracat rakamlarının milyarlarca doları bulduğu bir ortamda zeytinyağını mutlaka bitkisel yağ faslından ülkeye sokmanız da gerekmezdi. Hele modern devlet kavramının yok edildiği, her şeye post modern küresel güçler açısından bakıldığı bir dönemde, geçmişte suç sayılan kimi işlemler için günümüzde madalya bile almanız mümkündü.

DİR Fiili Olarak Çalışıyor 

Sonuç olarak 5 Temmuz itibariyle forumda boy gösteren haber bize DİR’ın fiili olarak çalıştığını göstermektedir. Yine piyasada tağşiş konusunun, benim ısrarlı anlatımlarıma karşın hep polisiye tedbirlere dayandırılması da belli bir projenin adım adım uygulanmasından başka bir şey değildir. Tağşiş polisiye tedbirlerle, her köşe başına bir laboratuar kurmakla önlenmez. Laboratuar sonuçları numune ile sınırlıdır. Ayrıca uluslararası güçlerin yalnızca ulusal değil, uluslararası çapta pek çok laboratuarı etkileyebileceği de unutulmamalıdır. Böylece yaratılan yapay güven ortamı içinde kolon zeytinyağını dilediğiniz gibi piyasaya sunabilirsiniz. Örneğin tadım her türlü tağşişe karşı önemli bir kriter olarak görülmektedir. Oysa maniple edilmiş tadım kurslarıyla insanları kolon yağına yönlendirmek mümkündür. İşin püf noktası, gerçekte asla güvenilmeyecek olan kişilerin, kurumların çok güvenilir ortamlar olarak sunulması ve insanların onlara inanmalarıdır. Kanola yağını kolayca zeytinyağı olarak satabilirsiniz, yeter ki müşteriler size inansın. 

Post modern kapitalizmin (yeni kapitalizm de deniyor) en başarılı uygulaması ise her ülkede kendisine önemli yandaşlar bulabilmesidir. Sonuçta bazı kişilerin çıkarlarını uluslararası güçlerinkiyle birleştirmek istemeleri doğal karşılamak gerekir. Ama doğal olmayan şey, gerçekte çıkarları çatışması gereken bazı örgütlenmelerin nasıl olup da küresel güçlerin yanında yer almaya çalıştığıdır. Bunların başında aracı kurumlar gelmektedir. Zeytinyağını üreticiden alıp, büyük partiler halinde fabrikalara sunan zeytinyağı tüccarları, zeytinyağının piyasa sunulmasında üreticinden sonraki halkayı oluşturmaktadır. İçlerinde çok iyi kazanan dostlarımız da vardır. Gelişen pazarlama teknikleri ve haberleşme teknolojisi çok açık olarak göstermektedir ki, küresel güçler bir süre sonra bunlara ihtiyaç duymayacak, yağı doğrudan üreticiden satın alma yoluna gidecektir. Yani aracı kurumlar belki de son yirmi yılı yaşamaktadır. Durum bu kadar belirgin iken bu dostlarımızın post modern küresel güçlerin yanında yer almaya çalışmaları, olayı modern kapitalist teorilerle tartışmaları, uluslararası güçlerin yönlendirmede ne denli başarılı olduklarını göstermektedir. 

Post modern kapitalizmin bir diğer başarısı, kendisi sürekli ileriyi planlar, ileriye yönelik projeler üretirken, rakiplerini geçmişi tartışmaya mahkum etmesidir. Zeytinci dostlarımız bir süredir forumlarda yer alan konulara dikkat ederse bunu çok açık şekilde göreceklerdir. Buna savaş literatüründe “inisiyatif” adı verilir ve ona kim sahipse savaşı da o kazanır. Çok açıktır ki, geleceği planlamak inisiyatifin olmazsa olmazları arasındadır. Elbette oynanan oyunları göstermek, onları açığa çıkarmak önemlidir, bunlar yapılmasın demiyoruz ama asıl hedef geleceği planlamak, projelendirmek, savaşı bu şekilde yönetmektir. Bu ise kesin bir liderlik ve örgütlenme sorunudur. Zeytinci dostlarımız belirgin bir liderlik formasyonu altında birleşmeyi başarabilmeli, olayları yüz yüze konuşmak ve tartışmak gibi modern yaşama ait özellikleri yeniden oluşturabilmelidir. 

Post modern kapitalizm, alışılmadık olmanın verdiği rahatlıkla pek çok başarı kazanmıştır. Ancak temelinde modern aklın o güçlü mantık yürütme sistemi yoktur. Sanki bir gangster çetesi dünyayı ele geçirmiş gibidir, hiçbir kural tanımadan yoluna devam etmektedir. Bunun insan aklına uygun hiçbir yönü bulunmamaktadır. Sistemin bir süre sonra tümüyle çökmesi ve herkesi tam bir kaos ortamına sürüklemesi kaçınılmazdır. O nedenle tüm zeytincilerimiz belirgin kurallar topluluğu olan modern düşünme biçiminde birleşmeli ve örgütlenmelidir. Bu tek ama tek kurtuluş umudumuzdur.

DEVAM EDECEK... 

 

Diğer Bölümler:
Bölüm 1: Don Yağından Bitkisel Yağa
Bölüm 2: Ayçiçek Yağıyla Flört
Bölüm 3: Margarine Merhaba
Bölüm 4: Margarin Gerçekten Gerekli Mi?
Bölüm 5: Küresel Ekonominin Etkisi
Bölüm 6: Türk Zeytinyağına Uluslararası Çelme

 



Facebook'ta Desteğinizi Bekliyoruz!

Detaylı Arama

Yorumlar

Yorum Ekle
 

1. Çok güzel bir yazı

Allah'ım bu ne güzel yazı. Emeği geçen ve düşünüp yazanlara teşekkürü bir zeytin üreticisi olarak borç bilirim. Saygılarımla.


Tanıtılan Ürünlerden Seçmeler :


Popüler Etiketler


ZEYTİN PORTALI


Zeytin Portalı'ndaki yeni yazılar e-posta adresinize gelsin ister misiniz? Üye Olun yeni yazıları size gönderelim! ×