Son Gezdiğiniz Ürünler:
Alışveriş Sepetim (boş)

UZK Ülke Raporları: İtalya'da Zeytin Yetiştiriciliği - 1


Zeytin Portalı | 1 Nisan 2010 Perşembe, 09:55

İtalya, İspanya’nın ardından dünyadaki en büyük ikinci üreticidir. İtalyan zeytinciliği, kendi ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz bir üretime sahiptir. Hem iç hem de dış talebi karşılayabilmeyi güvence altına almak için dışarıya bağımlı durumdadır. Son 20 yıl içerisinde, İtalya tüketim açısından kesin olarak en büyük pazar olduğunu ve bu sonuçla en büyük ithalatçı olduğunu göstermiştir. Bu dönem içerisinde, ülke ambalajlı yağ ihracatındaki birincilik konumunu da güçlendirmiştir.
0 Yorum Bu yazı 111706 kere listelenmiştir.

Bu raporun, Fransızca orijinalinden Türkçe'ye çevirisi Zeytin Portalı tarafından yapılmıştır.

 

İtalya'da Zeytin Yetiştiriciliği

İtalya, İspanya’nın ardından dünyadaki en büyük ikinci üreticidir. İtalyan zeytinciliği, kendi ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz bir üretime sahiptir. Hem iç hem de dış talebi karşılayabilmeyi güvence altına almak için dışarıya bağımlı durumdadır.

Son yirmi yıl içerisinde, İtalya tüketim açısından kesin olarak en büyük pazar olduğunu ve bu sonuçla en büyük ithalatçı olduğunu göstermiştir. Bu dönem içerisinde, ülke ambalajlı yağ ihracatındaki birincilik konumunu da güçlendirmiştir.

1. Tarihi Gelişim

Zeytinciliğin yayılımı, Akdeniz bölgesinde antik medeniyetlerin gelişmesiyle paralellik gösterirken bu yetiştiriciliğin kökeni, zamanın karanlığında kaybolmaktadır. M.Ö. 6. yy’dan itibaren, zeytincilik Kuzey Afrika’dan Sicilya ve Güney İtalya’ya kadar tüm Akdeniz havzasında yayılmaktadır. Güneyden kuzeyde Liguria’ya kadar yetiştiricilik yayılmıştır. Fenikeliler, Kuzey Afrika ve Güney İspanya’daki sömürgelerine yayarak, zeytinyağının kullanımının yaygınlaşmasına katkıda bulunmuşlardır. İtalya’da Büyük Yunanistan’dan (ç.n. Magna Grecia - Büyük Yunanistan, İtalya’nın güneyinde kıyı bölgelerine verilen isim) yarımadanın geri kalan yerlerine kadar yetiştiricilik yapılır.

Toplumsal koşullardan, zamanla ortaya çıkan mülkiyet şekillerinden ve Roma’nın İtalya yarımadasında farklı bölgeleri ele geçirerek yayılmasından dolayı zeytinciliğin gelişmesi yavaş olmuştur.  

M.S. 1.yy’da İmparator Augustus döneminde Roma İmparatorluğu’nun kurulmasıyla, ekonomi güçlü bir büyüme yakalamıştır. Roma, sömürgeye dayalı ekonomik sistemin odağı ve merkez üssü olmuştur: sömürgelerinden hammadde ithal edip, onlara ürettiği ürünleri ihraç ediyordu; ticari malların dağıtım merkezin işlemlerinde, yağlar özel bir önem arz ediyordu. Yazılı belgeler ve arkeolojik kalıntılar, İspanya’nın daha "Romalı" olan ve imparatorluğun diğer bölgelerine ana ihraç ve satış ürünün zeytinyağı olduğu Endülüs bölgesinde zeytinciliğin ve yağ üretiminin gelişimini göstermektedir. 

Yetiştiricilik üç bölgeye ayrılabilmesine rağmen, Orta Çağ’da zeytinciliğin önemine dair az veri bulunmaktadır: zeytinlik büyüklüklerinin küçük olduğu Kuzey İtalya; Floransa ve Lucca’da büyük ailelerin kendi tüketimleri için zeytin yetiştirdiği Orta İtalya; yağ ticaretiyle önemli bir nokta olan Gaeta limanı ve büyük dikili alanlarıyla Sicilya’yla Güney İtalya. Zeytinciliğin yaygınlaşmasının toprak alanlarını ve şekillerini günümüzdeki haline dönüştürmeye başladığı 14. ve 15. yy’a gelene kadar bu dönemde zeytin yetiştiriciliği uçlarda kalmıştır. Bununla birlikte, hangi tekniklerin kullanıldığı tam olarak belli değildir. Üretim açısından, araştırmacılar farklı görüşlere sahiptir.

Yeni Çağ’da, Amerika’da kıyı eyaletlerin ticari gelişimi ve artan iç ve dış (Amerikan sömürgelerinin talebi) taleple birlikte zeytin yetiştiriciliği Akdeniz’de, başta İspanya ve İtalya olmak üzere, büyük bir gelişim kaydetmiştir. 

17. yy’da yaşanan büyük genel kriz özellikle Avrupa’nın güneyini etkilemiştir; ekonomik kriz zeytincilik sektöründe çok büyük sıkıntılara yol açmıştır. Orta ve Kuzey İtalya’da zeytinyağı üretimine ve ticaretine başlanırken, Güney İtalya’da zeytin yetiştiriciliği durgunluk dönemine girmiştir. Bazı uzmanlar, ana hatlarıyla günümüzde Kuzey Akdeniz’deki tarımsal alanların dağılımına benzerliğinden dolayı bu iki bölgede 18. yy’ın başını eski tarz zeytincilikten çağdaş bir zeytinciliğe geçiş dönemi olarak görmektedir. 

İyileşme, gerçek bir bilimsel çalışmayla birlikte sonrasında devam etti. 1819’da, Floransa Georgofili Akademisi, zeytincilik üzerine teorik ve uygulamaya yönelik bir inceleme yayınladı: 19. yy’ın ilk yarısında İtalya’da zeytinciliğin büyük zirvesi. 

2. Sosyoekonomik Önem

1998/99’den 2001/02’ye geçmiş dört yılın ortalama verileri ele alındığında üretimin %84,6’sı, özellikle Puglia (%32,5), Calabria (%25,5) ve Sicilya (%10,3) gibi güney bölgelerde yoğunlaşmasına rağmen zeytincilik, ülkedeki bölgelerin neredeyse tamamında (20 İtalyan eyaletinin 18’inde) binlerce yıldır varlığını sürdürmektedir.  

Avrupa Komisyonu için hazırlanan OliArea Raporu verilerine göre, İtalya’da tarım arazilerinin %12,5’i (1999) zeytinliklerden meydana gelmektedir. Bu da İtalyan tarımının tamamı için zeytinciliğin önemini göstermektedir.

Gıda Tarımı Pazar Hizmetleri Enstitüsü (Istituto di Servizi per il Mercato Agricolo Alimentare, ISMEA) verilerine göre, 1998/99’dan 2001/02’ye dört dönemde zeytincilik üretiminin ortalama değeri 2.010 milyon Avro’ya (İtalya’nın bu dönemdeki tarımsal üretiminin %4,7’si) denk gelmektedir.

1998/99 pazarlama döneminde zeytin yetiştiricisi sayısı 1 milyona ulaşmıştır. Avrupa Komisyonu verilerine göre, aynı zamanda 190 üretici birliği ve 5 adet de ulusal düzeyde üretici birliklerini bir araya getiren birlikler bulunmaktadır. 

Buna ek olarak, sektör tarımsal istihdamda önemli bir ağırlığa sahiptir: 40 milyondan fazla iş günüyle; zeytincilik, tarımsal işgücü pazarında en önemli alanlarından biridir. Hasat çalışmalarının özelliğinden dolayı, çoğunluk kısmı elle toplandığı için, sektör her yıl Akdeniz’e kıyısı olan bölgelerden vasıflı işçi göçüne sebep olmaktadır.

Tarımsal üretimin nitelikleri zeytinliklerin aşırı derecede bölünmesine göre şekillenmiştir. Zeytinlikler, genellikle küçük boyutludur (2 hektardan az) ve üretimin dikkate değer bir bölümü, kendi kendine tüketimlere ya da “kısa devre” adı verilen çiftliklerde veya yağhanelerde üreticiden tüketiciye doğrudan satışlara yöneliktir. Bu, ülkedeki naturel sızma zeytinyağı üretiminin yaklaşık %20-25’ini etkileyen yaygın bir durumdur. 

Zeytinliklerin bölünmesi durumu, yanlış algılamaya yol açmamalıdır. Bir yandan ekonomi yasaları bize, ölçek ekonomisi ve daha düşük üretim maliyetleri yaratmak için daha büyük zeytinliklere sahip olmamamızın daha iyi olduğunu gösterse de; üretici, ürün ve tüketici arasındaki yakın bağın, İtalyan zeytinciliğini kalite konusunda büyük bir çaba içerisine girmeye de yönlendirmiştir. Bu açıdan, her bölgede, üretici birlikleri tarafından teşvik edilen kaliteyi iyileştirme programları başlamıştır.

Günümüzde, zeytinlik alanların yaklaşık %10’u organik üretim programlarına ayrılmış durumdadır.

3. Varlıklar ve Konum

İtalyan zeytinciliğine, 60’larda gelişmesi ve 70’lerde durgunluğa girmesinin ardından, son 10 yılda gerileme durumu yaşanmıştır.

İnanılmaz şiddetteki bir don olayının özellikle Orta İtalya’da 10 binlerce hektar zeytinliğin yok olmasına yol açtığı 1985’den 1991’e kadar üretim alanı, 1.183.467’den 1.115.320’ye düşmüş, yani 68.000 ha’dan fazla bir alan (%-5,8) kaybolmuştur.

Bununla beraber, alanlardaki bu azalma ülkedeki tüm topraklarda aynı şekilde ortaya çıkmamıştır. Aslında, ülkedeki alanların %83’üne tek başına sahip olan ilk altı üretici bölgeyi dikkate alıp kendimizi sınırladığımızda, yani Puglia, Calabria ve Sicilya (Toplam üretim alanının %62’si), Lazio, Campania ve Toskana’ya baktığımızda, sadece üçünün Puglia, Sicilya ve Campania’nın 58.000 ha’lık bu genel azalmadan sorumlu oldukları görülmektedir.

Daha somut olarak, 1985 ve 1991 yılları arasında Puglia’da (ulusal alanın %32’si) yaklaşık olarak 32.000 ha (%-8,24)zeytinlik alan, yani ülke genelinde yok olan dikili alanların neredeyse yarısı kadar bir alan yeniden oluşturulmuştur.

Ülkedeki zeytinliklerin %15’ne sahip olan Sicilya’da, toplam hektar miktarındaki, hem hektarda (-12.000 ha) hem de oranda (%-6,7) hissedilir düzeydedir. Campania, zeytinlik alanlarının %15,5’ini oluşturan 14,000 ha kaybıyla birlikte yatırımda gerileme hızının en yüksek olduğu bölgedir.

Calabria (üretim alanının %16’sı) ise tersine daha büyük bir istikrara sahiptir; söz konusu dönemde sadece 4000 ha yani %2,1 kayba uğramıştır.

Lazio ve Toskana’da aksine, zeytinlik alanların artış eğilimi oldukça önemli düzeydedir: Lazio’da 1985 ve 1991 yılları arasında alan artışı 4.550 ha (+%5,7) iken, Toskana’da 5.400 ha (+%8,0) olmuştur. Aynı zamanda bu bölgede, 1985’de don zararı meydana geldiğinden, çok sayıda zeytin ağaç köklenerek, maliyetleri azaltmak ve üretimi geliştirmek için yerlerine modern ve makineli tarıma uygun zeytinlikler kurulmuştur.  

Özetle, İtalyan İstatistik Kurumu resmi verilerine göre, 1993/94 hasat döneminde üretimdeki zeytincilik alanları 1.119.000 ha olmuştur. 90’lı yılların ortalarında 3 yıl içerisinde 60,000 ha alana dikim yapıldığı dikkate alındığında, 1997-1998 yıllarında İtalyan zeytinlik alanlarının yaklaşık olarak 1.180.000 ha olacağını söyleyebiliriz.

Bununla birlikte, Avrupa Birliği’nin Coğrafi Bilgi Sistemi’ndeki (SIG) şu anda mevcut verilere baktığımızda, OliArea Raporu’na göre, 1998/99’da İtalya’da zeytinle kaplı alanlar 237,9 milyon zeytin ağacıyla (OliStat Raporu) 1.430.589 ha’a ulaşmıştır. 

Yaklaşık 1.200.000 ha olan zeytin alanlarında 2010 yılına kadar ciddi bir artışın olmaması beklenmektedir. 

Zeytin çeşitleri mirasına baktığımızda, İtalya’da yetiştirilen ana çeşitler aşağıdaki gibidir: 

Leccino: Toskana, Umbria ve çeşitli zeytincilik bölgelerinde yetiştirilir. Yağ üretimi için kullanılır. Erken verime ulaşır, verimliliği yüksek ve düzenlidir, yağ verimi düşüktür. Kuvvetli bir bitkidir ve farklı zeytin çevrelerine kolay uyum sağlarlar. Köklenme yeteneği yüksektir. Meyvelerinin olgunlaşması erken ve eş zamanlıdır. Meyvelerinin kopmaya karşı az direnç gösterir. Bu çeşit özellikle soğuğa, zeytin halkalı leke hastalığı ve zeytin dal kanseri karşı dayanıklı; fakat zeytin kara koşniline ve ağaç kökünü etkileyen Fomes fulvus mantar hastalığına karşı çok hassas olan bir çeşittir. 

Frantoio: Genellikle Orta İtalya’da ile birçok zeytin bölgesinde yetiştirilir. Yağ üretimi için kullanılır. Erken verime ulaşır ve verimi yüksek ve düzenlidir. Yağ verimi ortalamadır. Köklenme yeteneği yüksektir ve çiçeklenme dönemi orta düzeydedir. Meyvelerin olgunlaşması geç ve kademelidir. Bu çeşit özellikle Toskana’da tercih edilir, çünkü iyi korunan meyvemsi tatta yağlar elde edilir. Zeytin halkalı leke hastalığı, zeytin dal kanseri, zeytin sineği ve soğuğa karşı hassas bir çeşittir. 

Coratina: Puglia bölgesinde yetiştirilen bir çeşittir. Yağ eldesi için kullanılmaktadır. Erken verime ulaşır ve verimi yüksek ve düzenlidir. Farklı zeytin çevrelerine kolay uyum sağlarlar ve iyi bir köklenme yeteneğine sahiptir. Meyveleri geç olgunlaşır ve çok değişken büyüklük gösterir. Bazı seneler, meyveleri yeşil zeytin olarak salamurada tatlandırmak için de uygundur. Güçlü polifenol içeriği ile birlikte yağ verimi yüksektir. Bu çeşidin özellikle soğuğa dayanıklılığı ile zeytin kara koşniline ve ağaç kökünü etkileyen Fomes fulvus mantar hastalığına karşı çok hassas olmasının altı çizilmelidir.

Ogliarola Barese: Puglia ve Basilicata bölgelerinde yetiştirilen bir çeşittir. Yağ eldesi için kullanılmaktadır. Verime ulaşması ortalamadır ve yüksek yağ verimi ile birlikte verimliliği ortalama değişkendir. Kış soğuğuna karşı dayanıklı ve hızlı büyüyen bir çeşittir. Meyveleri geç olgunlaşır ve dalından kopmaya karşı çok dirençli olmasıyla bilinir. Yağı çok tercih edilir ve Bitonto bölgesinde üretimiyle özdeşleşmiştir. Bitki; dona, deniz meltemine ve zeytin dal kanserine karşı hassastır. Zeytin halkalı leke hastalığına dayanıklılık gösterir, buna karşılık zeytin sineği saldırılarına karşı çok hassastır.   

Carole: İki amaçlı bir çeşittir (yağlık ve sofralık). Calabria’da yetiştirilir. Erken verime ulaşır, verimliliği yüksektir ve yağ verimi ortalamadır. Kolay uyum sağlayan 800 metrede bile yetiştirilebilen bir bitkidir. Köklenme yeteneği yüksektir. Meyvelerin olgunlaşması kademelidir ve yağ verimi ortalamadır. Meyvesi, sofralık yeşil ve siyah zeytin yapımında ve zeytinyağı çıkarılmasında kullanılır. Özellikle düşük sıcaklıklara dayanıklıdır ve zeytin halkalı leke hastalığı ve zeytin sineğine karşı hassastır. 

Ottobratica: Kış soğuğuna dayanaklı ve büyük boyutlu bir çeşittir. Verime ulaşmasında olduğu gibi köklenme yeteneği ortalamadır. Verimliliği yüksek ve değişkendir. Erken olgunlaşan meyveleri, dalından kopmaya karşı düşük dirençlidir ve yüksek yağ verimine sahiptir. Meyvede etin çekirdekten ayrılması zordur. Zeytin dal kanseri, zeytin halkalı leke hastalığı ve soğuğa karşı dayanıklıdır.   

Moraiolo: Orta İtalya’da yaygın bir çeşittir, kış soğuğuna dayanıklıdır. Tepelik bölgelere uygundur. Köklenme yeteneği yüksektir ve erken verime ulaşır. Meyvelerin olgunlaşması kademelidir, verimi yüksek ve düzenlidir. Yağ verimi yüksektir ve "meyvemsi" tadından dolayı çok tercih edilir. Skualen ve polifenol bakımından zengindir. Zeytin halkalı leke hastalığı, zeytin dal kanseri, zeytin kara koşnili ve ağaç kökünü etkileyen Fomes fulvus mantar hastalığına karşı hassastır. Az nemli topraklara ve deniz meltemlerine karşı dayanıklıdır.

Bosana: Verimli ve kolay uyum sağlayan bir çeşittir. Sardunya’da yaygındır ve genel olarak yağ eldesi için kullanılır. Yağ verimi yüksektir. Köklenme yeteneği çok düşüktür ve geç verime ulaşır. Verimi yüksek ve değişkendir. Meyvelerinin olgunlaşması geç ve kademelidir. Bazı yıllar, meyvesi siyah zeytin yapımı için de kullanılabilmektedir.

Taggiasca: Imperia bölgesindeki zeytinciliğin tamamı büyük boyutlarda bu çeşit üzerinden oluşturulmuştur. Denize yakın bölgelere ve tepelere iyi uyum sağlar. Köklenme yeteneği pek zayıftır ve erken verime ulaşır. Verimi yüksek ve düzenlidir. Geç olgunlaşan meyvelerinin yağ verimi yüksektir. Liguria’nın üretimi, genellikle bu çeşit zeytinin sıkılmasından elde edilen yağlardan oluşur. İlkbahar soğuklarına ve kuraklığa hassastır ve özellikle zeytin dal kanseri ve zeytin sineğine karşı hassastır.

Nocellara del Belice: Sicilya’nın batısında yaygın bir çeşittir. Sofralık zeytin olarak değerlendirilir. Erken verime ulaşır ve verimliliği yüksek ve düzenlidir. Yağ verimi yüksektir. Normal büyüme hızına sahip bir çeşittir ve ters çevre koşullarına kolay uyum sağlar. Köklenme yeteneği de yüksek olarak nitelendirilir. Meyveleri geç olgunlaşır. Meyvenin etinin güçlü bir biçimde tutarlı olması onu salamurada yeşil zeytin hazırlanmasında uygun hale getirmektedir. Yağı tercih sebebidir. Vertisilyum, zeytin halkalı leke hastalığı, Cercospora cladosporioides’a ve zeytin dal kanserine karşı hassas bir çeşittir.

Yüksekliklere göre çeşitlerin dağılımını dikkate aldığımızda, zeytin varlığının tepelik alanlarda (toplamın %67’si) baskın olduğunu ve sonra düzlük alanlarda (%22) ve dağlık alanlarda (%11) olduğunu görüyoruz. 

Makroekonomik ve Tarımsal Göstergeler*

Nüfus

Üretim 

Üretim Etkenleri 

Tarımsal Dış Ticaret 

* Med Agri 2005 ve BM nüfus istatistikleri 2006

 

Raporun devamını okumak için,

Bölüm 2: UZK Ülke Raporları: İtalya'da Zeytin Yetiştiriciliği - 2'ye tıklayınız.

 

Kaynak: Uluslararası Zeytin Konseyi

Fotoğraf:  http://www.flickr.com/photos/alkol/3861145515/ 



Facebook'ta Desteğinizi Bekliyoruz!

Detaylı Arama

Yorumlar

Yorum Ekle
 
Henüz bir yorum yapılmamış!


Tanıtılan Ürünlerden Seçmeler :


Popüler Etiketler


ZEYTİN PORTALI


Zeytin Portalı'ndaki yeni yazılar e-posta adresinize gelsin ister misiniz? Üye Olun yeni yazıları size gönderelim! ×