Son Gezdiğiniz Ürünler:
Alışveriş Sepetim (boş)

Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 2


Zeytin Portalı | 18 Ocak 2010 Pazartesi, 12:34

Ülkemizde zeytin ve zeytinyağlarının yapı ve özellikleri ile ilgili yapılmış olan bilimsel çalışmaların azlığı ve düzensiz bir çerçevede yürütülmesi, Ar-Ge çalışmalarına gereken önemin verilmemesi ve bunun için ayrı bir finansal kaynağın ayrılamaması ciddi bir sorundur. Bu nedenle zeytin, tarımsal ürünleri içerisinde stratejik bir ürün olarak kabul edilmeli ve tüm planlamalarda gereken önem verilmelidir.
0 Yorum Bu yazı 31169 kere listelenmiştir.

11-15 Ocak 2010 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen Türkiye Ziraat Mühendisliği 7. Teknik Kongresi 2010'da 13 Ocak Çarşamba günü sekizinci oturumunda "Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" konusu da ele alındı. Kongrede sunumu yapılan zeytin tebliğini Zeytin Portalı olarak aşağıda yayınlıyoruz.

 

M.T.Özkaya1, R.Tunalıoğlu2, Ş.Eken3, M.Ulaş4, M.Tan5, A.Danacı6, N.İnan7, Ü.Tibet5

 

AR-GE, Eğitim ve Planlama

Ar-Ge: Ülkemizde zeytin ve zeytinyağlarının yapı ve özellikleri ile ilgili yapılmış olan bilimsel çalışmaların azlığı ve düzensiz bir çerçevede yürütülmesi, Ar-Ge çalışmalarına gereken önemin verilmemesi ve bunun için ayrı bir finansal kaynağın ayrılamaması ciddi bir sorundur. Bu nedenle zeytin, tarımsal ürünleri içerisinde stratejik bir ürün olarak kabul edilmeli ve tüm planlamalarda gereken önem verilmelidir. Ülkemizin zeytin konusunda tek Araştırma Enstitüsü olan Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nün ulusal ve uluslararası projeleri yürütebilecek yeterli kalifiye elemana, araştırıcı ve mali desteğe ihtiyacı vardır. Araştırıcıların konuları ile ilgili yurt dışı ve yurt içindeki bütün bilimsel ve toplantı, sempozyum ve panel gibi ekinlikler yanında fuar ve sergileri takip etmelerine olanaklar sağlanmalıdır. Zeytin ve Zeytinyağı ile ilgili tüm araştırma projeleri, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ve Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi koordinasyonu ile gerçekleştirilmelidir. Üniversitelerin de kapsamlı ulusal ve uluslararası projeleri yapmak yönünde özendirilmesi gerekmektedir. Ülkemiz için çok önemli olan zeytin, zeytinyağı ve sofralık zeytin konusunda Üniversitelerde çalışan araştırıcı sayısının arttırılması gerekmektedir. Araştırıcıların uzun vadeli çalışmalarını sağlayacak idari yapı sağlanmalıdır. Mevcut zeytin tür ve çeşitlerinin genetik özelliklerinin DNA düzeyinde incelenmesi, tanımlanması yapılan çeşitlerin tescil edilerek uygulamaya aktarılması ve zeytin çeşitlerinin farklı ekolojilerdeki performanslarının tam olarak bilinmemesi gerekir. Bu amaçla yeni gen kaynaklarının tespiti ve tanımlanmasına yönelik çalışmaların yapılaması, Ülkemizde mevcut zeytin çeşitlerinin amaca uygun ıslah çalışmalarında kullanılması. Zeytin gen kaynaklarımızın, ülkemiz için önemi dikkate alınarak, genetik çalışmaların ivedilikle ve etkin bir şekilde gerçekleştirilmesine çalışılmalıdır. Zeytincilik Araştırma Enstitüsünde tesis edilen, Milli Koleksiyon Bahçesindeki çeşitlerle ilgili adaptasyon çalışmalarının tamamlanması, tescillerinin yapılması gerekmektedir. Ayvalık, Gemlik, Memecik gibi zeytin çeşitlerinde yürütülen ulusal proje sonuçlarının değerlendirilmesi ve uygulamaya yönlendirilmesi ve ekonomiye kazandırılması gerekmektedir. Ancak özel sektörün de oturup devletin kendisi için AR-GE yapmasını beklememesi ve sistem içine dahil olması gerekir (TBMM 2008).  

Eğitim: Zeytin üreticilerini bilgilendirecek yayım çalışmalarını yürütecek; teknik eleman yetersizliği, sofralık zeytin ve zeytinyağı işleme teknolojisinde kalifiye ara eleman eksikliği ve mevcut elemanların eğitim yetersizliği vardır. Tarım İl Müdürlüklerinin eğitim ve yayım konularında daha aktif hale getirilmesi gerekmektedir. Ayrıca görevli personelin araştırma kuruluşlarınca verilen hizmet içi eğitim seminerlerine katılmaları ve öğrendiklerini uygulamalı olarak üreticiye aktarmaları sağlanmalıdır. Zeytin üretimi ve sanayisinin yaygın olan bölgelerde eğitim kuruluşlarının açılması teşvik edilmelidir. Eğitim çalışmaları, ilköğretim döneminden başlatılmalıdır.  Sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren tüzel kişiliği olan küçük işletmelerin, teknik ve sıhhî kurallara uyumunda çalışanlara ustalık eğitimi verilmek üzere çalışmalar yürütülmelidir. Ülkemizde teknik eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla EdremitAkhisar ve Çine'de faaliyet gösteren Zeytincilikle ilgili Meslek Yüksek Okulları ile Edremit’teki Zeytincilik Enstitüsü’nün sektör için fırsat olduğu değerlendirilmelidir.  Bu fırsat kaçırılmamalı ve sektörün fidandan bahçeye, üretimden pazarlamaya kadar eksikliğini duyduğumuz eğitim için kullanmalıyız (TBMM 2008).

Planlama: Zeytin sektörü paydaşlarının etkin ve doğru politikalar oluşturabilmesi için istatistikî verilerin güncelleştirilme ve tek bir kaynakta toplanma sorunu vardır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2000 yılında başlattığı Doğrudan Gelir Desteği uygulaması çerçevesinde oluşturulan Çiftçi Kayıt Sisteminin kapsamlı ve düzenli olarak devam ettirilmesi gerekmektedir. Uzaktan algılama ile ilgili olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yürütülen çalışmalar en kısa zamanda tamamlanmalı ve alan bazında zeytin varlığı belirlenmelidir. Zeytini sofralığa, zeytinyağına, pirina ve pirina yağına işleyen gıda ve sanayi siciline kayıtlı işletmelerin envanteri TUİK veri bankasında toplanmalıdır. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde (Şırnak, Mardin, Siirt dahil) tarım yapılması zor olan şartlarda bulunan yabani zeytinliklerin ıslah edilmesi ve üreticilerin zeytin yetiştiriciliğine yönelik teşvik edilmesi gibi planlamaların yapılması gerekmektedir. Ülkemizde verilecek teşviklerden uygulanacak projelere kadar bütün sistemin önceden hazırlanacak planlara göre yapılması gerekmektedir (TBMM 2008).  

Kontrol ve Denetim 

Tüm gıda maddelerinin kontrol ve denetimleri 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkındaki Kanun hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Söz konusu Kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmelikler kapsamında denetimler yapılmakta olup, ayrıca ürün tebliğleri yer almaktadır. Bu kapsamda; Türk Gıda Kodeksi - Yemeklik Zeytinyağı ve Yemeklik Pirina Yağı Tebliği 25 Nisan 1998 tarih ve 23323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Söz konusu Tebliğde bazı revizyonlar yapılarak Türk Gıda Kodeksi-Zeytinyağı ve Pirina Yağı Tebliği olarak yeniden düzenlenmiş ve 3 Ağustos 2007 tarih ve 26602 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğde Serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden Naturel Zeytinyağları tanımları ile Yemeklik Zeytinyağları ve Pirina yağlarının kalite ve saflık kriterlerine yer verilmiştir. Tebliğde zeytinyağlarının diğer sıvı bitkisel yağlar ile karıştırılmasını engelleyen hüküm de bulunmaktadır. Söz konusu tebliğde saflık ve kalite kriterleri gibi taklit ve tağşişin önlenmesine yönelik hükümler mevcuttur. Zeytinyağının fiziksel ve kimyasal özelliklerinin yanı sıra organoleptik (duyusal) özelliklerine 03.Ağustos 2007 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Gıda Kodeksi - Zeytinyağı ve Pirina Yağı Tebliği’nde yer verilmiştir. Ancak, 3 yıllık bir geçiş süresi ile zorunlu uygulamaya geçilecektir. Bu aşamada özellikle organoleptik (duyusal) özellikler için gereken Tadım Panelleri eğitim faaliyetleri sürdürülmektedir. UZZK tarafından kurulan Tadım Paneli UZK tarafından akredite edilmiş ilk paneldir. 

Söz konusu Tebliğde ilgili AB mevzuatı dikkate alınarak revizyon çalışmaları yürütülmektedir. Türk Gıda Kodeksi - Sofralık Zeytin Tebliği 26 Mayıs 2008 tarih ve 26886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğde olgunluk derecelerine,  işleme şekillerine ve piyasaya sunuluş şekillerine göre sofralık zeytin tanımları yapılmış, ürün özellikleri ve ambalajlama ve etiketleme-işaretleme ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. Bakanlıkça yapılan programlar ile ürün ve risk bazında ve gıda maddesinin taşıdığı riskle orantılı olarak hazırlanan yıllık denetim ve izleme programları gereği de gıda zincirinin her aşamasında denetimler yürütülmektedir Ancak bu denetimlerde standart uygulamaların yürütülmesinde zorluklar yaşanmaktadır. Kontrol, denetim ve izlemelerde alınan numuneler öncelikle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı İl Kontrol Laboratuar Müdürlükleri’nde analize tabi tutulmaktadır. Bu laboratuarlarda alet, ekipman, alt yapı ve yetişmiş personel konusunda farklılıklar bulunmaktadır.  

Bu nedenlerden dolayı Gıda kontrol ve denetimlerin etkinliği artırılmalıdır. 5179 sayılı Kanundan alınan yetkiler tam olarak kullanılmalı, kanunda yer alan izlenebilirlik ile hükümlerin etkin denetiminin yapılması sağlanmalıdır. Personel hizmetiçi eğitim verilerek ülke genelinde standart uygulamanın yapılması ve altyapı koşulları iyileştirilmelidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı bulunan mevcut laboratuvarlar alet, ekipman ve kalifiye eleman konularında güçlendirilmelidir. Laboratuarlar arasında analiz ve metot birlikteliği sağlanarak farklılıkların giderilmesi ve birbirlerine online bağlanarak koordinasyonun sağlanması gerekmektedir. Mevzuatta yer alan taklit ve tağşişi belirlemeye yönelik analizlerin laboratuarlarda yapılabilirliği sağlanmalıdır. Zeytinyağı organoleptik özelliklerinin tespitini yapabilecek, uzmanlaşmış resmi panel gruplarının oluşturulmasına hız verilmelidir.

Zeytinyağı Tanıtım Grubu 

Son yıllarda küresel ısınma ve ekonomik krizin de etkisiyle stratejik bir konuma gelen gıda ürünlerinde dünya taleplerindeki genel durgunluk ile bu ürünlerin çoğunda artan arz, birçok ülkenin tarım politikalarından sorumlu kişilerin görüşlerini tekrar gözden geçirmelerinin gerekliliğini ortaya koymuştur. Çünkü gıda ürününün mümkün olan en iyi kalitede ve tüketici tercihlerine uygun elde edilmesi tek başına yeterli olmamakta; bu ürünlerin, toplam kalitesinin korunması ile birlikte pazarlanmasında ve tüketicinin doğru algılaması da tüketim artışında önemli bir rol oynamaktadır. Zeytinyağı da çok önemli bir gıda olarak bu genellemelerin dışında değildir. Bu anlamda da zeytinyağının kimyasal ve fiziksel özelliklerinin yanısıra duyusal özelliklerinin çok iyi tanımlanması gerekmektedir. Rekabeti ve talebi çok olan bitkisel katı ve sıvı yağlar pazarında zeytinyağının durumunun sağlamlaştırılmasında "kalite"  ve "sağlıklı ürün" yanında özellikle "lezzet ve nefaset" faktörünün öne çıkarılması doğru bir yaklaşımdır. Doğada naturel olarak tüketilen tek bitkisel yağ olan zeytinyağını bir meyve suyu olarak tanımlamalı ve daha önemlisi, zeytinyağı bir ilaç görünümünden çıkarılıp bir lezzet unsuru olarak tanıtılmalıdır. Bunun bilinen reklam kampanyalar, tanıtım ve tutundurma çalışmaları yeterli değildir. Çünkü damak tadı ve beslenme konusunda aileden gelen bazı alışkanlıkların değiştirilmesi yani “zeytinyağı kültürü”nün oluşturulması söz konusudur. İşte tam da bu noktada teknik elemanlara, resmi kurumlara ve sivil toplum kuruluşlarına (UZZK, Tarım Bakanlığı, Maliye, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, dernekler, vb) görev düşmektedir: 1. Ülkemizde gereken kontrol ve denetim mekanizmasının kurulması ile kayıt dışılığın ve tağşişin önlenmesi; 2. Ürünün hasadından itibaren takibi ile çiftçinin ve tüketicinin bilinçlendirilmesi; 3. Reklam ve tanıtım kampanyalarının yanı sıra yemek kültürünün değişimi doğrultusunda çalışmalar yapılması,  

2006/4 sayılı "Türk ürünlerinin yurtdışında markalaşması, Türk Malı imajının yerleştirilmesi ve TURQUALITY®’nin desteklenmesi" hakkında tebliğ çerçevesinde Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın 30 Nisan 2007 tarihli onayı ile kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK) adı altında başlamış olduğu tanıtım faaliyetlerini, Müsteşarlığın 18.01.2008 tarihli onayı ile Birliğin 2006/4 Sayılı Tebliğ uyarınca destek kapsamına alınmasıyla, çalışmalarını söz konusu tebliğ çerçevesinde yürütmeyi sürdürmüştür. Bu amaçla öncelikle ZZTK’nin kurumsal kimliğinin altyapısının oluşturulmasına başlanmıştır. Yapılacak olan tanıtıma yönelik etkinliklerde (fuar, sponsorluk, kokteyl, konferans vs.) kullanılmak üzere logo, slogan, kitapçık (katalog), tanıtım filmi, kırlangıç/masa bayrağı, roll-up, katalog, çanta hazırlatılmasına karar verilmiştir. Türk zeytini ve zeytinyağını anımsatan, küresel zevk ve değerlere de uygun olmasına dikkat edilerek, üzerinde ZZTK’nin Türkçe ve İngilizce unvanlarının da yer aldığı bir logo oluşturulmuştur. Türkçe olarak "tanesi lezzet, damlası hayat" , İngilizce olarak "olive to live" sloganlarında karar kılınmıştır. ZZTK’nin karar kıldığı Türkçe "www.zztk.org.tr" ve İngilizce sloganına uygun olarak "www.olivetolive.com" web alanları kiralanmıştır. 

Sektörün markalaşması amacıyla 2007 Nisan ayında kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, ilk hedef pazar olarak Çin'i seçmiş ve zeytinyağı tüketimi son yıllarda katlanarak artan Çin Halk Cumhuriyeti'ne Türkiye'den zeytin ve zeytinyağı ihracatını arttırmak için Eylül 2007 tarihinde katıldığı Uluslararası bir fuarda stand açmıştır. Ardından dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan’da Aralık 2007 tarihinde Uluslar arası bir fuarda standa açmıştır. Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi Çin ve Hindistan’dan sonra sıradaki ülkeleri ABDJaponyaKanadaGüney KoreRusyaArjantinTayland,İngiltereAlmanyaRomanya ve Avustralya olarak belirlemiştir. Bununla birlikte Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi çalışma programını belirlemiştir. 

Kooperatif ve Üretici Birlikleri, Ürün İhtisas Borsaları ve Lisanslı Depoculuk 

Ülkemizde zeytin ve zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren kooperatifler;  4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanun kapsamında kurulmuş ve faaliyet göstermektedirler. Zeytin üretimi yapılan bölgelerde 1163 Sayılı Kooperatifçilik Kanunu'na göre kurulan çok sayıda tarımsal kalkınma kooperatifinin zeytin üreticisi ortakları da bulunmaktadır (TBMM, 2008).  

4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri: 

Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin büyük bölümü Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri (TSKB) çatısı altında örgütlenmişlerdir. TSKB’ler, kendi nam ve hesaplarına üreticilerden sofralık zeytin ve zeytinyağı alımı yapmaktadırlar. Ayrıca bu kuruluşlar ortaklarına zaman zaman ayni ve nakdi kredi vererek, eğitim ve yayım çalışmaları gerçekleştirerek, zeytin ve zeytinyağı üretimini üretim aşamasında da teşvik edebilmektedirler. TSKB’ler sofralık zeytin ve zeytinyağında güçlü birer alıcı olduklarından, bölgelerindeki ticareti canlandırmışlar ve ülkemiz zeytin üretimi de ağırlıklı olarak TSKB’lerin alım bölgelerinde yaygılaşmıştır. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Marmarabirlik ve Güneydoğubirlik sofralık zeytin ve zeytinyağı konusunda faaliyet gösteren tarım satış kooperatif ve birliklerindendir. Ülkemizde Sofralık Zeytin ve Zeytinyağında faaliyet gösteren birliklerin 44 adet kooperatif ve 60.000 adet ortağı bulunmaktadır.

TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği: Birlik, 1949 yılında kurulmuş olup, önemli bir ihracat ürünü olan zeytinyağında piyasa fiyatlarının üreticiler lehine düzenlenmesinde önemli fonksiyonlar üstlenmiştir. Birlik Ege Bölgesinde (Aydın, Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Manisa, Muğla)  33 kooperatifi ile yaklaşık 25.000 ortağa hizmet götürmektedir. Birlik, bölgesinde üretilen ürününün önemli bir bölümünü almakta ve zeytinyağı ihracatında da öncü kuruluş konumundadır. Birlik kooperatiflerindeki zeytin sıkma tesisleri, bölgesindeki en büyük ve modern zeytinyağı rafineri, depolama tesisi ve UZK tarafından akredite edilmiş laboratuarı ile zeytin üreticilerinin ürünlerini, işleyerek satmaktadır.  

Marmarabirlik: 1954 yılında kurulmuş olup, Bursa, Balıkesir ve Tekirdağ illerinde faaliyet gösteren 8 kooperatifi ile yaklaşık 30.000 zeytin üreticisi ortağa hizmet götürmektedir.  Birlik,  aldığı ürünü işleyerek sofralık salamura zeytin, zeytinyağı, zeytin ezmesi olarak satışa sunmaktadır. Önemli sofralık zeytin ihracatçısı kuruluşlar arasındadır. Birlik bölgesinde yetiştirilen sofralık siyah zeytinin önemli bir miktarını almaktadır. Birliğin 70.000 ton depolama kapasitesi mevcut olup,  sofralık zeytinin 1 yıl salamura depolarında bekletilme zorunluluğu da göz önüne alındığında,  bu kapasitenin her yıl ancak 35.000 tonuna yeni hasat zeytin depolanmaktadır.  Birlik Lisanslı Depoculuğun Geliştirilmesi Projesi  (Tarım Reformu Uygulama Projesi  -C/3) kapsamında yapılan desteklerden faydalanarak, ileride oluşturacağı Zeytin ve Zeytinyağı Lisanslı Deposu’na devretmek üzere; 5.000 tonluk zeytinyağı deposu ve 16.000 tonluk sofralık zeytin deposu inşa etmiştir. Marmarabirlik bu depoları ile sektörde önemli bir kapasite oluşturmaktadır.  

Güneydoğubirlik: 1940 yılında antepfıstığı temel alınarak kurulan Birlik, bölgede kırmızıbiber, kuru üzüm, zeytinyağı ve bakliyat ürünleri üzerine faaliyet gösteren dört ayrı Birliği de bünyesine alarak, 1989 yılında Güneydoğu Tarım Satış Kooperatifleri Birliği adı altında faaliyet göstermeye başlamıştır. Birlik, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş, Mersin, Mardin, Antakya ve Siirt illerinde 13 kooperatifi ile 16.000 ortağa hizmet götürmektedir. Ancak Birlik 3 kooperatifte zeytinyağı üreticilerinden ürün alımı gerçekleştirmekte olup, zeytinyağı üreticisi ortaklarının sayısı yaklaşık olarak 5.000’dir. Birliğin Silifke, Kilis ve Nizip’te kontinü zeytin sıkma tesislerine ile Gaziantep’te dolum ve depolama tesisleri bulunmaktadır.  

Sofralık Zeytin ve Zeytinyağında Ürün İhtisas Borsaları ve Lisanslı Depoculuk:

Sofralık zeytini üreten üreticiler hasat sonrasında ürünlerini ya hemen ham olarak satışa sunmaktadırlar ya da merdiven altı tabir edilen kendi aile işletmelerinde ürünlerini işleme ve uygunsuz koşullarda saklama yöntemine başvurmaktadırlar. Hasat sonrasında ürünün satışa sunulması arz fazlasının yaşandığı dönemlerde ürünlerin fiyatlarının düşmesine neden olmaktadır. Ürünlerin merdiven altı işletmelerde değerlendirilmesi ile de, ürünün kalitesinin bozulmasına neden olunmakta ve bu şeklideki ürünler genellikle kayıt dışında satılmakta ve ihracata yönlendirilememektedir. Zeytin ve zeytinyağında ihracatın düzenli olarak artırılamamasının en önemli nedenlerinden biri de, uluslararası kabul görmüş standartlarda ve istenilen miktar ve değerde mal temin edilememesidir. İşte tam bu noktada ürünlerin lisanslı depolarda toplanması ve ticarete konu edilmesi bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. 5300 Sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunun ve gerekli yönetmeliklerin yürürlüğe girmesi ile Lisanslı depoculuk başlamıştır. Ancak zeytinyağı ve sofralık zeytine ilişkin lisanslı depo yönetmeliklerinin de bir an evvel yürürlüğe girmesi gerekmektedir.  

Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı Açısından Lisanslı Depoculuk Sisteminden Beklenenler; 1. Ürünlerin, sağlıklı koşullarda depolanması ve objektif olarak analiz ve sınıflandırılması; 2. Dönemsel arz yoğunluğunun ve buna bağlı olarak ortaya çıkan üretici mağduriyetinin giderilmesi; 3. Ürün piyasalarında mali derinliğin sağlanması ve sınırlı sayıdaki aktörün fiyat belirleme imkânının ortadan kaldırılması; 4. Sanayiciye uygun ve zamanında hammadde temini; 5. Ürün ticaretinin kayıt altına alınması; 6. Desteklerin hedef kitlelere kolayca yönlendirilmesi ve bu alanda etkinliğin artırılması; 7. Alternatif ve düşük maliyetli finansman olanaklarının devreye sokulması şeklinde sıralanabilmektedir. Birliklerin mevcut depolama kapasitelerinin geliştirilerek, lisanslı depoculuk yapabilmelerine imkan oluşturmak amacıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca Tarım Reformu Uygulama Projesi çerçevesinde yürütülen bir projeden yararlanılarak, Marmara Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nce (Marmarabirlik)  zeytin ve zeytinyağı lisanslı deposu olarak faaliyet göstermek üzere, Balıkesir (Erdek)’de ve Bursa (Başköy)’de zeytin ve zeytinyağı depoları inşa edilmiştir.

Ülkemizde ürün ticaretinin canlandırılması için entegre bir şekilde borsa ve lisanslı depoculuk sistemi sisteminin birlikte çalıştırılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.  Stoklama kapasitesi olmayan ve ürünlerini hasat sonrası hemen satmak istemeyen üreticiler bu sisteme göre; 1. Ürünlerini lisanslı depolara getirecek, 2. Lisanslı depolarca,  ürün kalite ve standartlarına uygun olarak sınıflandırıp tartılacak ve depolanacak, ürünün teslim edildiğine ilişkin üreticiye ürün senedi verilecek, 3. Üretici ürün fiyatlarını düşük görüyor ve yükselmesini bekliyorsa, nakit sıkıntısı gidermek için bu senet karşılığında bankalardan kredi kullanabilecek, 4. Ve fiyatların uygun olduğunu düşündüğünde ürün senedini borsaya getirip, çok sayıda alıcının ve satıcının bulunduğu bir ortamda ürününü belge üzerinden satabilecektir. Böylece sanayiciler ve spekülatörler, istedikleri kalite ve standartlarda ürünü toplu olarak bir depoda bulabilecek ve bu da belge üzerinden ürün ticaretinin gelişmesine katkıda bulunacaktır. Sistemin işleyebilmesi için güvenilir lisanslı depoların varlığının şart olduğu düşünülerek, yasal alt yapı çalışmalarında garanti ve sigorta mekanizmalarının oluşmasına da imkân sağlanmıştır.  Zeytin ve zeytinyağında lisanslı depoların işler hale getirilmesi ile birlikte; 1. Bu depolar üzerinden AB ‘de olduğu gibi özel depolama yardımı verilerek, fiyat düşüşlerinin önüne geçilebilecek, 2. Zeytin üretiminde yaşanan alternans nedeniyle oluşan düzensiz mal arzı sorununa da çözüm oluşturulabilecektir.

 

1 Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü - Ankara ozkaya@agri.ankara.edu.tr 

2 Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü - Aydın 

3 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü - Ankara 

4 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü- Bornova - İzmir 

5 Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi - İzmir 

6 Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ege İhracatçı Birlikleri, Genel Sekreterliği - İzmir 

7 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü - Ankara

 

Bölüm 1: Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri

Bölüm 2: Zeytinciliğin Dünyadaki ve Türkiye’deki Yeri

Bölüm 3: Zeytin Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - 1

Bölüm 4: Zeytin Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - 2

Bölüm 5: Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bölüm 6: Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı İç ve Dış Ticaretinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bölüm 7: Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 1

Bölüm 8: Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 2

Bölüm 9: Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri - Sonuç 

 

Kaynak: Özkaya, M.T., Tunalıoğlu, R., Eken, Ş., Ulaş, M., Tan, M., Danacı, A., İnan, N. ve Tibet, Ü. (2010). "Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" TMMOB Ziraat Mühendileri Odası, Ziraat Mühendisliği VII. Teknik Kongresi, 11-15 Ocak 2010, Ankara. 515-537. 2010. 



Facebook'ta Desteğinizi Bekliyoruz!

Detaylı Arama

Yorumlar

Yorum Ekle
 
Henüz bir yorum yapılmamış!


Tanıtılan Ürünlerden Seçmeler :


Popüler Etiketler


ZEYTİN PORTALI


Zeytin Portalı'ndaki yeni yazılar e-posta adresinize gelsin ister misiniz? Üye Olun yeni yazıları size gönderelim! ×