Son Gezdiğiniz Ürünler:
Alışveriş Sepetim (boş)

Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri - Sonuç


Zeytin Portalı | 18 Ocak 2010 Pazartesi, 12:30

Ağaç sayısındaki artış üretilen dane zeytin miktarını rağmen zeytin üreten tarım işletmelerinin arazi büyüklüğü artmaz ise birim üretim maliyeti düşürülemez. Zeytin üreten tarım işletmelerinin kooperatifleşme/ şirketleşme ve arazi toplulaştırılması gibi faaliyetlerle düzenlenerek taban arazilere tesisi yanlışından vazgeçilmesi gerekmektedir.
0 Yorum Bu yazı 25679 kere listelenmiştir.

11-15 Ocak 2010 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen Türkiye Ziraat Mühendisliği 7. Teknik Kongresi 2010'da 13 Ocak Çarşamba günü sekizinci oturumunda "Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" konusu da ele alındı. Kongrede sunumu yapılan zeytin tebliğini Zeytin Portalı olarak aşağıda yayınlıyoruz.

  

M.T.Özkaya1, R.Tunalıoğlu2, Ş.Eken3, M.Ulaş4, M.Tan5, A.Danacı6, N.İnan7, Ü.Tibet5 

 

Sonuç 

 

  • Bu coğrafyada var olan zeytin ağaçları, yüzyıllardan beri çevresel etkilere karşı doğal seleksiyon ile uyum sağlamışlardır. Bu çeşit,  tip ve deliceler genetik açıdan büyük önem arz etmektedir ve gen kaynağı olarak mutlaka korumaya alınmalı ve ıslah çalışmalarında değerlendirilmelidir.
  • Ağaç sayısındaki artış üretilen dane zeytin miktarını rağmen zeytin üreten tarım işletmelerinin arazi büyüklüğü artmaz ise birim üretim maliyeti düşürülemez. Zeytin üreten tarım işletmelerinin kooperatifleşme/ şirketleşme ve arazi toplulaştırılması gibi faaliyetlerle düzenlenerek taban arazilere tesisi yanlışından vazgeçilmesi gerekmektedir.
  • Sertifikalı fidan ile bahçe tesisine verilen desteklemeler, çoğaltma yöntemine (maliyeti daha yüksek olan aşılı fidana, yüksek destekleme) verilmelidir. 
  • Ayrıca bölgelere adaptasyonu yapılmış ve ticari öneme sahip çeşitlerin üretimi de desteklenmelidir. İsmine doğruluğu tespit edilen çeşit ve tipler tescil edilerek, üstün nitelikli çeşit ve klonlara ait baz materyal üretimi en kısa sürede gerçekleştirilmeli, gerek kamu gerekse özel fidan üreticilerine ait işletmelerde yeterli üretim kapasitesine sahip anaç ve kalem damızlıkları kurulmalıdır.
  • Islah çalışmaları sonucu elde edilen hastalıklara dayanıklı anaç ve çeşitlerin çok hızlı üretimi için "Doku Kültürü Merkezi" gibi bir tesisin Zeytincilik Araştırma Enstitüsü veya Edremit Zeytincilik Üretme İstasyonu bünyesinde kurulmasına ihtiyaç vardır. Bu merkez ile ismine doğru ve hastalıklardan ari zeytin anaç ve çeşitleri fidancının anaç, çelik ve aşı kalemi ihtiyacı karşılanacaktır.
  • Bahçe tesisinde teknik konulara (çeşit seçimi, sulama, drenaj ve tozlayıcı oranına)  genellikle dikkat edilmemektedir. Bu nedenle henüz adaptasyon çalışmaları yapılmamış yerli ve yabancı çeşitler ile bahçe tesisi yaygındır.
  • Zeytin sineği, zeytine büyük oranda zarar veren, gerek verim gerekse zeytin ve zeytinyağının kalitesini düşüren ve toplu mücadele gerektiren en önemli zararlıdır. Bu amaçla kurulan "Zeytin Hastalık ve Zararlılarıyla Mücadele"  eden birliklerin kamu tarafından gerekli araç,  gereç, eleman ve finans kaynakları ile teçhiz edilmeleri sağlanmalıdır. Bu birliklerin yaşaması için yasal güvenceye alınması faydalıdır.
  • Ağaç sağlığı ve verimliliği açısından derin toprak işlemenin engellenmesi, yüzeysel veya erozyon nedeniyle toprak işlemesiz sistemin özendirilip teşvik edilmesi gerekmektedir. Bu konuda üretici eğitimlerine özel önem verilmelidir.
  • Çeşit, bitki fizyolojisi ve iklim koşullarına uygun budama yöntemlerinin yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yapılmalıdır. Özellikle son yıllarda sertifikalı fidana verilen destek gibi "Yaşlı Ağaçlara Gençleştirme Budaması" desteği verilmelidir.
  • Sofralık zeytin işletmelerinin temelini, küçük kapasiteli çok sayıda aile işletmeleri oluşturmaktadır. Alt yapının yetersizliği, istenilen kalitede üretim yapılmasını ve verimliliği sınırlamaktadır. Bu sorunun çözülebilmesi için işletmelerin teknik ve hijyen koşullarının iyileştirilmesi ve bu konuda kontrol ve denetimlerin etkin bir şekilde yapılması gerekmektedir.
  • Bölge ve çeşide bağlı olarak en uygun hasat zamanın belirlenmesi gerekmektedir. Zeytinlerin uygun zamanda hasat edilmemesi, hasat sonrasında da zeytinyağı işleme tesislerine zamanında getirilmemesi, uygun olmayan kap ve vasıtalarla taşınılarak işletmede uzun süre ve uygun olmayan koşullarda bekletilmesi, işleme sırasındaki teknoloji kullanımı ve elde edilen zeytinyağının uygun olmayan koşullarda depolanması kalite kayıplarına neden olmaktadır. Ülkemizin ana üretim hedefi natürel sızma zeytinyağının üretiminin artırılması olmalıdır. Bunun için ağaçtan şişeye kadar üretimin her aşamasında, verim ve kaliteye etki eden bütün faktörlere dikkat edilmelidir.
  • Türkiye’deki iç ve dış pazarın talepleri doğrultusunda işleme çeşitliliğinin yetersizliği ve mevcut stoklama yapısı pazarlamanın en önemli iki sorunudur. Ülkemizde işlenmiş sofralık zeytinde daha çok siyah Gemlik çeşidinin, tuzlu-  salamura işleme tekniği önceliklidir. Bu nedenle iç pazarın tamamına yakını, ihracatın ise önemli bölümü bu çeşitten oluşmaktadır. Bu durum devletin son yıllarda sertifikalı zeytin fidanı ile bahçe tesisini desteklemesi ile birlikte artmıştır. Çünkü "Gemlik" çeşidi kolay fidan üretimi nedeniyle tercih edilmektedir. Gelecek yıllarda işlenmiş sofralık zeytin pazarlamasında mevcut sorunların katlanarak artmaması için bu çeşidin “Gemlik tipi” işleme dışında da değerlendirilme olanaklarının (dolgu, yeşil vb) mutlaka araştırılması gerekmektedir. Bu kapsamda bazı firmaların AR-GE çalışmaları yapmaya başlaması dikilen fidanların geleceği açısından oldukça sevindiricidir.
  • Doğada naturel olarak tüketilen tek bitkisel yağ olan zeytinyağını bir meyve suyu olarak tanımlamalı ve daha önemlisi, zeytinyağı bir ilaç görünümünden çıkarılıp bir lezzet unsuru olarak tanıtılmalıdır. Bunun bilinen reklam kampanyalar, tanıtım ve tutundurma çalışmaları yeterli değildir. Çünkü damak tadı ve beslenme konusunda aileden gelen bazı alışkanlıkların değiştirilmesi yani "zeytinyağı kültürü"nün oluşturulması söz konusudur. Türkiye, zeytin ve zeytinyağı tüketiminin artırılması konusunda ne ulusal ne de uluslararası promosyon çalışmalarından yararlanmaktadır. Bu nedenle Türkiye bu sorununa doğrudan kendisi çözüm bulmalı, fuarlar, zeytinyağlı yemek günleri ve basın yoluyla zeytinyağı tanıtılmalıdır. Türk zeytini ve zeytinyağını anımsatan, küresel zevk ve değerlere de uygun olmasına dikkat edilerek, üzerinde ZZTK'nin Türkçe ve İngilizce unvanlarının da yer aldığı bir logo oluşturulmuştur. Sektörün markalaşması amacıyla 2007 Nisan ayında kurulan Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi, ülkemizin zeytincilikteki güçlü avantajını koruyabilmesi için, uluslararası platformlarda yer alarak teknolojik gelişmeleri takip etmesi, Türk zeytincilik sektörü menfaatlerine uygun politikalar oluşturması, bunları savunması ve kabul ettirmesi gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin 1998 yılında ayrılmış olduğu Uluslararası Zeytin Konseyi’ne yeniden üyeliğinin 2010 yılı içinde gerçekleşmesi beklenmektedir.
  • Türkiye’de zeytincilik konusunda çalışan resmi veya özel kurum ve kuruluşlar arasında iletişim, işbirliği ve koordinasyonu sağlayacak olan UZZK’nın (Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi) etkinliğinin arttırılması gerekmektedir. Bu amaçla, UZZK sektörün tüm kesimini temsil edecek şekilde üyeliklerini genişletmelidir. UZZK şu an için UZK (Uluslararası Zeytin Konseyi) içinde gözlemci sıfatıyla yer almaktadır. Ayrıca oluşturmuş olduğu duyusal analiz panel ve laboratuarı ile UZK içinde yer almıştır.
  • Zeytin ağaç varlığını birkaç çeşide dayalı artırmanın yanında lokal lezzetlere sahip çeşitleri de kendi ekolojilerinde değerlendirmek çok önemlidir. Farklı sistem ve yörelerde yüksek kalite kriterlerine uygun olarak üretilen zeytinyağlarının sahip olduğu duyusal farklılıklar kaliteyi ve fiyatı etkileyecektir. Dünya zeytinciliğinde gen kaynağı açısından en zengin coğrafyaya sahip olan Anadolu'da zeytincilik yapılırken de bu genetik çeşitlilik ve ekolojik farklılıkların yaratmış olduğu değerler ekonomik anlamda değerlendirilmelidir.
  • Zeytin ve zeytinyağında ulusal bazda korunmakta olan dört adet coğrafi işaret bulunmaktadır. Gemlik zeytini, Güney Ege zeytinyağları, Edremit Körfez Bölgesi zeytinyağları ve Ayvalık zeytinyağıdır. Ancak başta AB olmak üzere, uluslararası alanda ülkemize ait herhangi bir coğrafi işaret tescilli değildir. Türkiye'de coğrafi işaret sistemi uygulanarak, zeytinyağı ve sofralık zeytinlerin menşe işareti ile coğrafi markalandırılması ile güvence altına alınması henüz tamamlanmamıştır. Özellikle denetim sistemi konusunda bazı sorunlar mevcuttur. Ülkemizde de AB’deki gibi denetim EN45011 ya da ISO/IEC Guide 65 sayılı standartlara göre uygunluğu onaylanmış bağımsız kuruluşlarca yürütülmelidir.
  • Naturel zeytinyağı, duyusal özellikleri yönüyle, zeytinin çeşidine, ekolojik şartlara, yöreye, ağacın beslenme durumuna, mevsime, zeytinin işlenme şekline, olgunluk derecesine, hasat zamanına ve depolama şartlarına bağlı olarak bünyesinde bulunan 100'ün üzerinde tat ve koku maddeleriyle değişik bir özellik göstermektedir. Dünyada yetiştirilen birçok zeytin çeşidinin değişik tipte yağlar verdiği ve hiç birisinin genetik olarak kötü yağ olmadığı belirtilmektedir. Bu durumda  "Türk Zeytinyağı"  imajı, kalite, aroma ve bölgesel-varyete özellikleri ortaya konularak sunulmalı ve tanıtılmalıdır.
  • Ülkemizde zeytin ve zeytinyağlarının yapı ve özellikleri ile ilgili yapılmış olan bilimsel çalışmaların azlığı ve düzensiz bir çerçevede yürütülmesi, Ar-Ge çalışmalarına gereken önemin verilmemesi ve bunun için ayrı bir finansal kaynağın ayrılamaması ciddi bir sorundur.
  • Zeytin üreticilerini bilgilendirecek yayım çalışmalarını yürütecek; teknik eleman yetersizliği, Sofralık zeytin ve zeytinyağı işleme teknolojisinde kalifiye ara eleman eksikliği ve mevcut elemanların eğitim yetersizliği vardır. Tarım İl Müdürlükleri’nin eğitim ve yayım konularında daha aktif hale getirilmesi gerekmektedir.
  • Gıda kontrol ve denetimlerin etkinliği artırılmalıdır. 5179 sayılı Kanundan alınan yetkiler tam olarak kullanılmalı, kanunda yer alan izlenebilirlik ile hükümlerin etkin denetiminin yapılması sağlanmalıdır. Personel hizmetiçi eğitim verilerek ülke genelinde standart uygulamanın yapılması ve altyapı koşulları iyileştirilmelidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı bulunan mevcut laboratuarlar alet, ekipman ve kalifiye eleman konularında güçlendirilmelidir. Laboratuarlar arasında analiz ve metot birlikteliği sağlanarak farklılıkların giderilmesi ve birbirlerine online bağlanarak koordinasyonun sağlanması gerekmektedir.
 

1 Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü - Ankara ozkaya@agri.ankara.edu.tr 

2 Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü - Aydın 

3 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü - Ankara 

4 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü- Bornova - İzmir 

5 Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi - İzmir 

6 Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ege İhracatçı Birlikleri, Genel Sekreterliği - İzmir 

7 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü - Ankara

 

Bölüm 1: Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri

Bölüm 2: Zeytinciliğin Dünyadaki ve Türkiye’deki Yeri

Bölüm 3: Zeytin Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - 1

Bölüm 4: Zeytin Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - 2

Bölüm 5: Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bölüm 6: Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı İç ve Dış Ticaretinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bölüm 7: Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 1

Bölüm 8: Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 2

Bölüm 9: Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri - Sonuç 

 

Kaynak: Özkaya, M.T., Tunalıoğlu, R., Eken, Ş., Ulaş, M., Tan, M., Danacı, A., İnan, N. ve Tibet, Ü. (2010). "Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" TMMOB Ziraat Mühendileri Odası, Ziraat Mühendisliği VII. Teknik Kongresi, 11-15 Ocak 2010, Ankara. 515-537. 2010.


Facebook'ta Desteğinizi Bekliyoruz!

Detaylı Arama

Yorumlar

Yorum Ekle
 
Henüz bir yorum yapılmamış!


Tanıtılan Ürünlerden Seçmeler :


Popüler Etiketler


ZEYTİN PORTALI


Zeytin Portalı'ndaki yeni yazılar e-posta adresinize gelsin ister misiniz? Üye Olun yeni yazıları size gönderelim! ×