Son Gezdiğiniz Ürünler:
Alışveriş Sepetim (boş)

Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 1


Zeytin Portalı | 18 Ocak 2010 Pazartesi, 12:35

Zeytin ağacı kendine özgü bir yapısı nedeniyle tamamen yerel çeşit özelliği taşır. Zeytin çeşitleri o kadar fazladır ki her ülkenin kendine ait zeytin çeşidi bulunmaktadır. Hatta bir bölge içinde bile ekolojik faktörler ve lokal çeşitlerin kendine özgü tad ve aromaya sahip olması nedeniyle farklılıklar oluşmaktadır. Bu farklılıklar daha küçük mikroklimalarda bile bazen kendi özel ismine ve coğrafi işaretine bile sahiptir.
0 Yorum Bu yazı 85917 kere listelenmiştir.

11-15 Ocak 2010 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen Türkiye Ziraat Mühendisliği 7. Teknik Kongresi 2010'da 13 Ocak Çarşamba günü sekizinci oturumunda "Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" konusu da ele alındı. Kongrede sunumu yapılan zeytin tebliğini Zeytin Portalı olarak aşağıda yayınlıyoruz.

 

M.T.Özkaya1, R.Tunalıoğlu2, Ş.Eken3, M.Ulaş4, M.Tan5, A.Danacı6, N.İnan7, Ü.Tibet5

 

UZK ve UZZK 

Uluslararası Zeytin Konseyi (UZK), 1956 yılında kurulmuş, Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması'nın idaresinden sorumlu bir kuruluştur. UZK, Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması'nda belirtilen esaslar dahilinde yürüttüğü faaliyetler genel olarak şunlardır: 1. Zeytinyağları, pirina yağları ve sofralık zeytinlerin adlandırma ve tanımlamalarında  değişiklik yapabilmektedir (Anlaşma m. 21/3). 2. Ürünlerin adlandırılması ve coğrafi işaret verilmesi faaliyetlerinin karşılıklı olarak tanınması için sistem geliştirmekte ve bu konuda çıkan ihtilafların çözümü için tetkiklerde bulunmaktadır (Anlaşma m. 22/3 ve m. 23). 3. İstatistiksel veriler derleyerek zeytinyağı, pirina yağı ve sofralık zeytin için arz ve talep tahmini yapmaktadır (Anlaşma m.24/1,2). 4. Uluslararası ticaretin genişlemesini ve zeytinyağı ve sofralık zeytin tüketiminde artış temin edecek yolları ve vasıtaları tetkik etmektedir (Anlaşma m. 25/3). 5. Üye ülkelere ise; (a) zeytinyağı, pirina yağı ve sofralık zeytin muameleleri için standart bir uluslararası sözleşmenin kabul edilmesi ve kullanımı, (b) zeytinyağı, pirina yağı ve sofralık zeytin muamelelerine ilişkin herhangi bir ihtilafın üstesinden gelmek için uluslararası bir uzlaştırma ve tahkim ofisinin teşkil edilmesi ve faaliyet göstermesi, (c) zeytinyağı ve pirina yağının fiziksel, kimyasal ve organoleptik nitelikleri için standartların uygulanması, (d) standart analiz yöntemlerinin teşkil edilmesi, konularında tavsiyelerde bulunmaktadır (Anlaşma m.25/3). Diğer yandan; 6. Uluslararası ticarette haksız rekabeti engellemek için faydalı bulunulan önlemleri alabilmekte ve zeytinyağı, pirina yağı ve sofralık zeytinin uluslararası ticareti için yerleşmiş, adil ticaret uygulamalarının uygun bir külliyatını tanzim etmek için gerekli önlemleri almaktadır (Anlaşma m. 25/4 ve m. 29/c). 7. Zeytin yetiştirme, zeytinyağı ekstrasyonu ve sofralık zeytin işleme sanayini kapsayacak şekilde teknik işbirliği için programlar tasarlamakta, gelişmiş üyelerden gelişmekte olan üyelere teknoloji transferini teşvik etmekte ve teknik işbirliğini desteklemekte ve detaylandırmaktadır (Anlaşma m. 26 ve m. 28/2, 3 ). 8. Üyelerin genel menfaatlerine yönelik olarak araştırma-geliştirme projeleri oluşturabilmekte ve gerekli durumlarda bu konuda ihtisaslaşmış araştırma kurumları,  laboratuarlar ve merkezler ile işbirliği yapabilmektedir (Anlaşma m. 27). 9. Zeytin sektöründeki,  bilhassa gelişme yolundaki üyelerden, muhtelif seviyelerde teknik uzmanlar için kurslar ve eğitim kursları organizasyonuna yönelik gerekli çalışmalar yapabilmektedir (Anlaşma m.28). 10. Genel veya bilimsel-teknik uluslararası seminer ve toplantılar düzenlenmekte, spesifik çalışma ve operasyonlar yürütmekte, teknik bilgi toplamakta ve üyelere dağıtmaktadır (Anlaşma m. 28/5). 11. Zeytinyağı ve sofralık zeytinlerin, bilhassa beslenme değerleri ve diğer kendilerine özgü niteliklerine referansla, biyolojik değerleri üzerinde uygun çalışmaları ve araştırmaları teşvik ve koordine etmektedir (Anlaşma m. 29/a). 12. İhtisas kurumlarıyla bağlantılı olarak, zeytin sektörüyle bağlantılı herhangi bir diğer standardın yanı sıra, zeytinle ilgili terminoloji ile zeytin ürünlerini ve ilgili analiz yöntemlerini kapsayan standartları tanzim edebilmektedir (Anlaşma m. 29/b). 13. Üyeler zeytinyağı ve sofralık zeytin tüketiminin artırılması için ortaklaşa genel promosyon faaliyetleri düzenlemeyi taahhüt etmekte ve bu faaliyetlerin organizasyonu Konsey tarafından yapılmaktadır (Anlaşma m. 30/3). 14. Üyeler Konseyi bu Anlaşma altıdaki görevlerini icra ederken kendisine yardımcı olması açısından faydalı gördüğü komite ve alt komiteler kurabilmektedir (Anlaşma m. 12).

Konseye Türkiye (Türkiye 1963 yılında başlayan üyeliğinden 1998 yılında ayrılmıştır) hariç zeytin ve zeytinyağı üreticisi olan tüm ülkeler, İran dahil üyedir. Konseye, AB’nin zeytin üretici ülkeleri hariç çoğunluğu Akdeniz coğrafyasında yer alan 14 ülke üyedir. Türkiye 28.06.1963 tarihinde girdiği Konsey üyeliğinden; ülkemizin Konseyin promosyon ve teknik eğitim faaliyetlerinden yeterince yararlanamaması ve üyelik aidatı gibi nedenlerle 24.11.1998 tarihinde ayrılmıştır. Türkiye’nin üyelik süreci 2005 yılından itibaren tekrar başlatılmış olup yapılan talep doğrultusunda UZK’dan alınan cevabi notada; Türkiye’nin yeniden üye olma talebinin UZK üyeleri tarafından kabul edilmiştir ancak Türkiye’nin UZK üyeliği henüz gerçekleşememiştir. Ülkemizin zeytincilikteki güçlü avantajını koruyabilmesi için, uluslararası platformlarda yer alarak teknolojik gelişmeleri takip etmesi, Türk zeytincilik sektörü menfaatlerine uygun politikalar oluşturması, bunları savunması ve kabul ettirmesi gerekmektedir. Türkiye’nin üyeliğinin 2010 yılı içinde gerçekleşmesi beklenmektedir.

2006 yılında yürürlüğe giren 5488 Sayılı Tarım Kanunu'nu ile ürün bazında ulusal konseylerin oluşturulması için yasal dayanak oluşturulmuştur. Bu çerçevede, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanarak 5 Nisan 2007 tarih ve 26484 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda 21 Mayıs 2007 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan yetki alınarak Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) kurulmuştur. UZZK çatısı altında, 5488 sayılı Tarım Kanununda belirlenen ulusal tarım politikaları çerçevesinde çalışmalar yapmak üzere; Zeytin ve zeytinyağı üreticileri, zeytin bitkisinden elde edilen asıl ve yan ürünlerin ticaretini yapan tüccarlar, sanayiciler ve/veya bunların oluşturdukları birlikler, dernekler, kooperatifler ve birlikler, zeytin ve zeytinyağı ile ilgili araştırma ve eğitim kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları bir araya getirilmiştir. UZZK ilk Olağan Genel Kurulunu 12 Kasım 2007'de gerçekleştirmiştir. Bu çerçevede UZZK; 1. Ülkemiz zeytinciliğinin, yapısal gücün geliştirilmesini, 2. Ürünün tanıtımına markalaşmanın teşvik edilmesini, 3. Zeytin ve zeytinyağı üretimi, tüketimi ve ticaretinin geliştirilmesini, 4. Üretimin kayıt altına alınmasını, 5. Üretici, sanayici, iç ve dış pazar entegrasyonunun sağlanmasını, 6. Avrupa Birliği Zeytin ve Zeytinyağı Ortak Piyasa Düzenine uyumun gerçekleştirilmesini, 7. Ülkemizin Uluslararası Zeytincilik Konseyi'ne yeniden üyeliğinin gerçekleştirilmesine ve ülkemizi UZK'da temsil eden heyette yer almasını, 8. Sektörle ilgili piyasa koşulları ve uluslararası gelişmeler ışığında planlar oluşturarak dünya ile rekabetin arttırılmasını, 9. Ve bu ürünlerdeki sorunları Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu’na raporlar halinde iletmek suretiyle  acilen çözüme kavuşturulması hedeflenmiştir. Türkiye’de zeytincilik konusunda çalışan  resmi veya özel kurum ve kuruluşlar arasında iletişim, işbirliği ve koordinasyonu sağlayacak olan UZZK’nın etkinliğinin arttırılması gerekmektedir. Bu amaçla, UZZK sektörün tüm kesimini temsil edecek şekilde üyeliklerini genişletmelidir. UZZK şu an için UZK içinde gözlemci sıfatıyla yer almaktadır. Ayrıca oluşturmuş olduğu Duyusal analiz laboratuarı ile UZK içinde yer almıştır. 

Butik Üretim

Zeytin ağaç varlığını birkaç çeşide dayalı artırmanın yanında lokal lezzetlere sahip çeşitleri de kendi ekolojilerinde değerlendirmek çok önemlidir. Farklı sistem ve yörelerde yüksek kalite kriterlerine uygun olarak üretilen zeytinyağlarının sahip olduğu duyusal farklılıklar kaliteyi ve fiyatı etkileyecektir. Dünya zeytinciliğinde gen kaynağı açısından en zengin coğrafyaya sahip olan Anadolu’da zeytincilik yapılırken de bu genetik çeşitlilik ve ekolojik farklılıkların yaratmış olduğu değerler ekonomik anlamda değerlendirilmelidir.  

Zeytin ağacı kendine özgü bir yapısı nedeniyle tamamen yerel çeşit özelliği taşır. Örneğin, Golden veya Starking elması dünyanın her yerinde aynı özellikleri taşır iken zeytin çeşitleri o kadar fazladır ki her ülkenin kendine ait zeytin çeşidi bulunmaktadır. Hatta bir bölge içinde bile ekolojik faktörler ve lokal çeşitlerin kendine özgü tad ve aromaya sahip olması nedeniyle farklılıklar oluşmaktadır. Bu farklılıklar daha küçük mikroklimalarda bile bazen kendi özel ismine ve coğrafi işaretine bile sahiptir. Zeytincilikte yerel çeşitlerin önemi ile ilgili olarak özellikle İtalyanların başlatmış olduğu butik zeytinyağı üretiminin ülkemizde hızla yaygınlaşması sürecinde uluslararası ödüllerin alınması olumlu bir gelişmedir. Kaliteli üretim için gerekli bütün süreçleri tamamlayan bilinçli üreticilerden bir kısmı aileden zeytinci olmakla birlikte bir kısmı da sektöre sonradan girmiştir. Genelde üretimler İtalya örneğinde olduğu gibi yerel çeşitlerle ve küçük ölçeklidir. 

Son yıllarda zeytin ve zeytinyağının pazarlanmasında karşılaşılan sorunlar, zeytin üreticisi ve sanayicisini yeni beklentilere doğru yönlendirmiştir. Bu beklentiler, diğer ülkelerden ithal edilecek çeşitlerle yeni plantasyonlar kurmak veya doğrudan ürün (hammadde) ithalatı ile sorunların çözümlenebileceği yönündedir.

2006 yılında İtalya-Foligno'da bir araya gelen zeytinyağı üreticisi ülkeler; "extra-extra virgin" diye adlandırdıkları yüksek kaliteli zeytinyağlarının pazarlarda hak ettiği değeri bulabilmesi amacıyla uluslararası bir oluşumun kurulması gerekliliğine karar verilmiştir. Ülkemizde de butik üretim yapan zeytin üreticilerinin bir araya gelmesi ve bir sivil toplum örgütü olarak özel logo ve kendi standartlarını oluşturmaları fikri ortaya atılmıştır. Tağşişin yoğunlaştığı son yıllarda bu tarz bir çalışmaya büyük ihtiyaç vardır. Ülkemizde üretilen butik zeytinyağları dünyadan tercih edilebilecek en ekolojik zeytinyağlarıdır. Ülkemizde genellikle küçük ölçekli zeytin işletmelerine sahip olan üreticinin korunması ve kalkındırılması için, yerel çeşitlerin kullanım olanakları araştırılarak yeni ürün ve markalar oluşturulmalıdır. Pazar içerisinde ürün çeşitliliğin arttırılması, yerel pazarlarda yaşanan önyargının aşılmasında önemli bir adım olacaktır. Yerel çeşitlerin değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan ürünün talep artışı, üretimi destekleyecektir. Böylece Mardin-Derik, Artvin-Yusufeli  gibi kendi ekolojisinde olumlu sonuçlar veren zeytin çeşitleri, yabancı ve bölgeye uygun olmayan zeytin çeşitleri gibi zeytin üreticisini maceradan maceraya sürüklemeyecektir. Diğer yandan üreticilerin yetiştiricilik, ürün değerlendirme ve pazarlama konularında eğitimden geçirilerek yerel idarecilerin destekleri ile bir araya gelmeleri sağlanmalıdır. Dünyanın önemli zeytin üreticisi ve pazarlamacısı ülkelerinde yerel çeşit ve tiplerden elde edilen  farklı ürünlerinin  tadım panelleri ile butik özelliklerinin belirlenmesi ve üreticilerin gelir düzeylerinin yükseltilmesi ile ilgili yapılan çalışmalar örnek alınmalıdır (TBMM, 2008). 

Coğrafi İşaret 

Coğrafî işaretler, dünyada ve AB düzenlemelerinde genel olarak insanî tüketim için kullanılan tarım ve gıda ürünlerinin belirli bir kalite ve niteliğe sahip olmalarını sağlamak amacıyla korunmaktadır. Coğrafî işaret koruması sınaî mülkiyet hakları içerisinde tekelci ve mutlak hak yaratmayan son derece özel bir koruma biçimidir. Coğrafî işaret tescilinde esas olan, tescili yaptıran kişi veya kurum değil, tescili yapılan ürün ve bu ürünün kalite ve özellikleridir. Ürünün kim tarafından değil, hangi niteliklerle tescil edildiği önemlidir (Yıldız, 2008). "555 Sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname", doğal ürünler, tarım, maden ve el sanatları ile sanayi ürünlerinin geliştirilmesi ve korunması için hazırlanmış yasal bir düzenlemedir. Coğrafî işaret başvurularında, ürünün kalite ve özellikleri itibariyle doğru ve yeterli bir şekilde tanımlanmış olmasında inceleme/denetim mekanizması büyük önem taşımaktadır. Menşe adında eğer bir coğrafî yerin adı bulunuyorsa, bu yer adı, ürünün kaynaklandığı coğrafî alanı “genel olarak” ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Ürünün kaynaklandığı coğrafî alan, menşe adında yer alan coğrafî yer ile sınırlandırılmaz; üretim yeri olarak bu coğrafî alanın yanı sıra, diğer yerler de sayılabilir; yeter ki tescil başvurusu ve ilânda yer verilmiş olsun. Bu itibarla, ürünün üretimi,  işlenmesi ve hazırlanma işlemlerinin, üretim yeri olarak gösterilmiş coğrafî alan içinde yapılması yeterlidir. Söz konusu coğrafî alan, menşe adında adı ifade edilen coğrafî yer adından farklı bir yer de olabilmektedir (Yıldız, 2008). 

Bu çerçevede, zeytin ve zeytinyağında ulusal bazda korunmakta olan dört adet coğrafi işaret bulunmaktadır. Gemlik zeytini, Güney Ege zeytinyağları, Edremit Körfez Bölgesi zeytinyağları ve Ayvalık zeytinyağıdır. Ancak başta AB olmak üzere, uluslararası alanda ülkemize ait herhangi bir coğrafi işaret tescilli değildir. Türkiye'de coğrafi işaret sistemi uygulanarak, zeytinyağı ve sofralık zeytinlerin menşe işareti ile coğrafi markalandırılması ile güvence altına alınması henüz tamamlanmamıştır.  Özellikle denetim sistemi konusunda bazı sorunlar mevcuttur. AB’de denetim EN45011 ya da ISO/IEC Guide 65 sayılı standartlara göre uygunluğu onaylanmış bağımsız kuruluşlarca yürütülmektedir. Ülkemiz içinde benzer nitelikte yapının oluşturulmasına gerek duyulmaktadır (TBMM 2008).  

Tadım Panelleri 

Zeytinyağının tüketici tarafından tercih edilmesinde tat, koku ve nefasetin önemi vurgulanarak "Naturel Zeytinyağının duyusal özellikleri"nin tespiti için akredite "Duyusal Analiz" laboratuarlarının kurulması ve artırılması yapılması gereken çalışmalardır. 

Naturel zeytinyağı, duyusal özellikleri yönüyle, zeytinin çeşidine, ekolojik şartlara, yöreye, ağacın beslenme durumuna, mevsime, zeytinin işlenme şekline,  olgunluk derecesine, hasat zamanına ve depolama şartlarına bağlı olarak bünyesinde bulunan 100'ün üzerinde tat ve koku maddeleriyle değişik bir özellik göstermektedir. Dünyada yetiştirilen birçok zeytin çeşidinin değişik tipte yağlar verdiği ve hiç birisinin genetik olarak kötü yağ olmadığı belirtilmektedir. Bu durumda "Türk Zeytinyağı" imajı, kalite, aroma ve bölgesel-varyete özellikleri ortaya konularak sunulmalı ve tanıtılmalıdır.

Bu bağlamda yapılan çalışmalardan en önemlisi, Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı ve Pirina yağı Tebliği'nin AB ile uyum çalışmaları çerçevesinde Ağustos 2007 yılında revize edilerek, duyusal özelliklere ait kriterlerde 3 yıllık bir geçiş sürecinden sonra zorunlu uygulamaya geçilme çalışmalarına başlanılmasıdır. Uluslararası alanda, 2005 yılından beri İtalya, İspanya gibi dökme Naturel zeytinyağları ithal eden ülkeler gümrüklerinde zeytinyağlarının saflık kriterleri yanında duyusal test değerlerini de zorunlu olarak kontrol etmektedirler. Dolayısıyla zeytinyağının asidi 0,7 (sızma yağda standart 0,8 asittir) olsa dahi duyusal testte kusurlu çıktığında ürün rafinajlık olarak tanımlanmaktadır.  

O halde Duyusal Analiz laboratuarı nedir? Nasıl akredite edilecektir? 

Zeytinyağının duyusal özelliklerini tespit etmek için bir Duyusal Analiz laboratuarını oluşturan unsurlar; eğitimli, uzmanlaşmış ve yetenekli en az 8 ila en fazla 12 kişiden oluşan tadımcılarla; konusunda son derece tecrübeli, idarecilik yeteneği ile birlikte zeytinyağını çok iyi tanıyan saygın bir Panel Lideri ve tadım yapılan ferah, düzgün ışıklandırılmış işleme uygun düzenlenmiş geniş bir oda, renkli tadım kapları ve ısıtma aparatlarından oluşmalıdır. 

Duyusal Analiz; "Institute of Food Technologist's"  tarafından; gıdaların işitme, dokunma, koklama ve görme duyuları ile algılanan karakteristiklerini hissetmek, ölçmek, analizlemek ve yorumlamak için kullanılan bilimsel yöntem olarak tanımlanmaktadır. Tadımcı ya da Degüstatör; gıda ürünlerinin organoleptik özelliklerinin değerlendirmesini koklayarak ve tadarak yapan kişidir. Tadım; gıda maddesinin tadarak yapılan duyusal muayene; Uzman Tadımcı; duyusal metodoloji tecrübesi ve yüksek derecedeki duyusal hassasiyeti ile seçilmiş tadımcı olup değişik ürünlerin tekrarlanabilen duyusal muayenelerinde tutarlı karar veren kişidir. Panel ise duyusal deneye katılmak üzere seçilen tadımcılar grubudur. 

Uluslararası Zeytinyağı Konseyi Zeytinyağının Duyusal Özelliklerini  tespit  etmek üzere uygulanan Standartlar;

  • Zeytinyağının Duyusal Analiz Standardı; Temel Terminoloji COI/T.20/Doc. no. 4  
  • Zeytinyağının Duyusal Analiz Standardı; Zeytinyağı Tadım Bardağı COI/T.20/Doc.no.5 
  • Zeytinyağının Duyusal Analiz Standardı; Tadım Laboratuarı Kurulum Rehberi COI/T.20/Doc.no.6
  • Zeytinyağının Duyusal Analiz Standardı; Naturel Zeytinyağının Organeloptik Değerlendirme (Genel) Metodolojisi COI/T.20/Doc. no. 13/Rev. 1
  • Zeytinyağının Duyusal Analiz Standardı; Naturel Zeytinyağı Tadımcısı Seçim, Eğitim ve Takip Rehberi COI/T.20/ Doc. no. 14/Rev.1
  • Zeytinyağının Duyusal Analiz Standardı; Naturel Zeytinyağının Organeloptik Değerlendirme Metodu COI/T.20/Doc. no. 15/Rev. 1 

TS ISO EN 17025 Laboratuar akreditasyon standardı doğrultusunda istenilen tüm gereklilikler sağlanarak metot validasyonu ve ölçüm belirsizlikleri ile beraber analiz sonuçlarının geçerliliği ve güvenilirliği garanti altına alınır. Bu kapsamda mutlaka Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’nin yeterlilik testlerine de katılarak doğru sonuç alındığı gösterilmelidir. 

 

1 Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü - Ankara ozkaya@agri.ankara.edu.tr 

2 Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü - Aydın 

3 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü - Ankara 

4 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü- Bornova - İzmir 

5 Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi - İzmir 

6 Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ege İhracatçı Birlikleri, Genel Sekreterliği - İzmir 

7 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü - Ankara

 

Bölüm 1: Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri

Bölüm 2: Zeytinciliğin Dünyadaki ve Türkiye’deki Yeri

Bölüm 3: Zeytin Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - 1

Bölüm 4: Zeytin Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - 2

Bölüm 5: Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bölüm 6: Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı İç ve Dış Ticaretinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bölüm 7: Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 1

Bölüm 8: Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 2

Bölüm 9: Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri - Sonuç 

 

Kaynak: Özkaya, M.T., Tunalıoğlu, R., Eken, Ş., Ulaş, M., Tan, M., Danacı, A., İnan, N. ve Tibet, Ü. (2010). "Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" TMMOB Ziraat Mühendileri Odası, Ziraat Mühendisliği VII. Teknik Kongresi, 11-15 Ocak 2010, Ankara. 515-537. 2010.



Facebook'ta Desteğinizi Bekliyoruz!

Detaylı Arama

Yorumlar

Yorum Ekle
 
Henüz bir yorum yapılmamış!


Tanıtılan Ürünlerden Seçmeler :


Popüler Etiketler


ZEYTİN PORTALI


Zeytin Portalı'ndaki yeni yazılar e-posta adresinize gelsin ister misiniz? Üye Olun yeni yazıları size gönderelim! ×