Son Gezdiğiniz Ürünler:
Alışveriş Sepetim (boş)

Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı İç ve Dış Ticaretinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri


Zeytin Portalı | 18 Ocak 2010 Pazartesi, 12:40

Türkiye’de zeytinyağı tüketimi olması gereken miktarda değildir. Buna neden diğer bitkisel yağ fiyatları ile olan parite, Türk halkının zeytinyağını yeterince tanımaması ve alışkanlıkla etkilidir Ülkemizde kişi başına düşen zeytinyağı tüketimi ortalama 1-1,5kg arasında değişmektedir. Türkiye tüketimin artırılması konusunda ne ulusal ne de uluslararası promosyon çalışmalarından yararlanmaktadır.
0 Yorum Bu yazı 36498 kere listelenmiştir.

11-15 Ocak 2010 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen Türkiye Ziraat Mühendisliği 7. Teknik Kongresi 2010'da 13 Ocak Çarşamba günü sekizinci oturumunda "Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" konusu da ele alındı. Kongrede sunumu yapılan zeytin tebliğini Zeytin Portalı olarak aşağıda yayınlıyoruz.

 

M.T.Özkaya1, R.Tunalıoğlu2, Ş.Eken3, M.Ulaş4, M.Tan5, A.Danacı6, N.İnan7, Ü.Tibet5 

 

Sofralık Zeytin   

Sofralık zeytin işletmelerinin yapısının büyük bir çoğunluğunun küçük aile tipi işletmelerden oluşması yeterli teknik ve hijyenik alt yapının olmaması standart bir üretim gerçekleştirmede sıkıntı yaşanmasına neden olmaktadır. Diğer yandan az sayıda fakat modern olan sofralık zeytin işletmeleri ise standart ve sürdürülebilir bir üretim için gerekli olan kaliteli hammadde temininde sorunlar yaşamaktadırlar. Kaliteli ve süreklik gösteren hammadde teminindeki güçlükler, işlenmiş sofralık zeytin üretimini doğrudan etkilemektedir. Bir başka ifade ile işlenmiş sofralık zeytin kalitesi, zeytin yetiştiriciliği, işleme şekli ve işlenen ürünün stoklanma şartları ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, Türkiye’deki iç ve dış pazarın talepleri doğrultusunda işleme çeşitliliğinin yetersizliği ve mevcut stoklama yapısı pazarlamanın en önemli iki sorunudur. Ülkemizde işlenmiş sofralık zeytinde daha çok siyah Gemlik çeşidinin, tuzlu-salamura işleme tekniği önceliklidir Bu nedenle iç pazarın tamamına yakını, ihracatın ise önemli bölümü bu çeşitten oluşmaktadır. Bu durum Türkiye'de devletin son yıllarda sertifikalı zeytin fidanı ile bahçe tesisini desteklemesi ile birlikte artmıştır. Çünkü "Gemlik" çeşidi kolay fidan üretimi nedeniyle tercih edilmektedir. Gelecek yıllarda işlenmiş sofralık zeytin pazarlamasında mevcut sorunların katlanarak artmaması için bu çeşidin "Gemlik tipi" işleme dışında da değerlendirilme olanaklarının (dolgu, yeşil vb) mutlaka araştırılması gerekmektedir. Bu kapsamda bazı firmaların AR-GE çalışmaları yapmaya başlaması dikilen fidanların geleceği açısından oldukça sevindiricidir.

Zeytinyağı 

Zeytinyağındaki kalite kayıpları uluslararası standartlarda yer alan kalite ve gıda güvenliği kriterlerine uyumu güçleştirmektedir. Bu nedenle ülkemiz koşulları dikkate alınarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi "Zeytinyağı ve Pirina Yağı Tebliği"ndeki mevcut bazı kriterler Avrupa Birliği direktiflerinin yanı sıra Kodeks Alimentarius ve Uluslararası Zeytinyağı Konseyi standartlarına uyumlu hale getirilmeye çalışılmaktadır.  Ulusal mevzuatta en önemli sapma AB mevzuatında olmayan Naturel Sızma İkinci Zeytinyağıdır.  Bu sapmanın zeytin hasadından,  tüketiciye zeytinyağı sunulmasına kadar geçen tüm aşamalarla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle AB'de olduğu gibi ilgili ve sorumlu kurum-kuruluşların bir plan çerçevesinde hareket ederek üretici eğitiminden başlayarak son ürüne kadar geçen süreçte kaliteyi artırıcı önlemleri alması ve devletin teşviklerle yönlendirici olması gerekmektedir.

Türkiye’de zeytinyağı tüketimi olması gereken miktarda değildir. Buna neden diğer bitkisel yağ fiyatları ile olan parite, Türk halkının zeytinyağını yeterince tanımaması ve alışkanlıkla etkilidir. Ülkemizde kişi başına düşen zeytinyağı tüketimi ortalama 1-1,5kg arasında değişmektedir. Türkiye tüketimin artırılması konusunda ne ulusal ne de uluslararası promosyon çalışmalarından yararlanmaktadır. Oysa tüketimin arttırılması için en önemli unsurlardan birisi ürünün tanınmasıdır. Zeytin ve zeytinyağının iç tüketiminin artırılması; insan sağlığı açısından önemi, beslenme değeri, nasıl tüketilebileceğinin belirtildiği programlara ağırlık verilmesi ve reklamların arttırılması ile mümkün olabilecektir. Yazılı ve görsel basında zeytinyağı tüketimini arttırıcı slogan ve spotlar oluşturularak, programlar yardımıyla zeytinyağının sağlığa olan yararlarının yanı sıra mutfak kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası olduğu hatırlatılmalı, bu kapsamda tanıtım çalışmalarıyla ilgili programlar yapılmalıdır. Belli zaman aralıkları ile halka açık olarak zeytinyağlı yemek günleri, fuarlar, festivaller, kermesler, yarışmalar düzenlenmeli, hedef kitlenin katılımı sağlanmalıdır. Bilimsel anlamda ise sempozyumlar, toplantılar, paneller, kongreler yapılarak basın yardımı ile tüketicinin ilgisi çekilmelidir. 

Türkiye uzun yıllardan bu yana zeytinyağı ihracatının en az % 50’sini dökme olarak yapmaktadır. İlk zeytinyağı ihracatı 1961-62 sezonunda 10.000 ton olurken 1963 yılında ABD ile yapılan Tarım Anlaşması gereği zeytinyağı ihracatına sınır getirilmiştir. İhracat 1995 yılından bu yana Devlet Yardımları; Yurtdışı Fuarlara Bireysel ve Milli Düzeyde Katılım Desteği, TURQUALITY desteği ile Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi kapsamında 1 kg ve altı ambalajlı markalı ve/veya ambalajlı zeytinyağına ihracat iadesi, ithalat ise 1997’den bu yana gümrük vergileri ile korunarak desteklenmektedir. Bu desteklere ve dökme ihracatta katma değer kayıpları yaşanmasına rağmen dökme yerine markalı ihracatın tercih edilmesinde en önemli neden standart kalitedeki zeytinyağının sürekli teminindeki güçlüklerdir. Zeytinyağı üreticilerinin örgütlenme yetersizliğinin bir sonucu da olan bu sorun ancak ürün ihtisas borsaları kapsamında oluşturulacak lisanslı depoculuk sisteminin uygulanması ile çözümlenebilecektir. 

Diğer yandan Türkiye’nin en büyük zeytinyağı pazarı olan AB, ülkemiz menşeli zeytinyağı ithalatına kalitesine göre değişmek kaydıyla 110,34-127,87 Euro/100 Kg. spesifik gümrük vergisi uygulanmaktadır. 1/98 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (OKK) kapsamında Avrupa Birliği tarafından ülkemiz menşeli zeytinyağları için spesifik vergiler üzerinden, ham yağlarda %10, diğer yağlarda ise %5 oranında spesifik oranda gümrük vergisi indirimi uygulanmaktadır. Bu nedenle de Avrupa Birliği ülkelerine mensup ithalatçılar, ülkemizden dökme zeytinyağı ithalatını Dahilde işleme Rejimi (DİR) kapsamında yaptıkları için ülkemizden AB’ye katma değeri yüksek kutulu zeytinyağı ihracatı yapılamamaktadır. Oysa Avrupa Birliği yaptığı ikili anlaşmalarla Tunus, Cezayir,  Fas ve Lübnan’dan zeytinyağı ithalatında bu ülkelere önemli imtiyazlar tanımıştır. Ülkemizin Avrupa Birliği'ne gümrüksüz zeytinyağı ihracatı yapabilmesi ve diğer ülkelere tanınan imtiyazlardan ülkemize de tanınması için gerekli çalışmanın yapılması önem arz etmektedir. 1/98 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (OKK) kapsamında Avrupa Birliği tarafından ülkemize verilen tavizlerin ülkemiz lehine geliştirilmesi ve AB üyeliği gerçekleşinceye kadar diğer ülkelere verilen tavizlerin ülkemize de verilmesi yönünde girişimlerde bulunulması gerekmektedir.

 

1 Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü - Ankara ozkaya@agri.ankara.edu.tr 

2 Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü - Aydın 

3 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü - Ankara 

4 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü- Bornova - İzmir 

5 Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi - İzmir 

6 Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ege İhracatçı Birlikleri, Genel Sekreterliği - İzmir 

7 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğü - Ankara

 

Bölüm 1: Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri

Bölüm 2: Zeytinciliğin Dünyadaki ve Türkiye’deki Yeri

Bölüm 3: Zeytin Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - 1

Bölüm 4: Zeytin Yetiştiriciliğinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri - 2

Bölüm 5: Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bölüm 6: Sofralık Zeytin ve Zeytinyağı İç ve Dış Ticaretinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Bölüm 7: Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 1

Bölüm 8: Ülkemiz Zeytinciliğinde Olması Gereken Hedefler - 2

Bölüm 9: Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri - Sonuç 

 

Kaynak: Özkaya, M.T., Tunalıoğlu, R., Eken, Ş., Ulaş, M., Tan, M., Danacı, A., İnan, N. ve Tibet, Ü. (2010). "Türkiye Zeytinciliğinin Sorunları ve Çözüm Önerileri" TMMOB Ziraat Mühendileri Odası, Ziraat Mühendisliği VII. Teknik Kongresi, 11-15 Ocak 2010, Ankara. 515-537. 2010.



Facebook'ta Desteğinizi Bekliyoruz!

Detaylı Arama

Yorumlar

Yorum Ekle
 
Henüz bir yorum yapılmamış!


Tanıtılan Ürünlerden Seçmeler :


Popüler Etiketler


ZEYTİN PORTALI


Zeytin Portalı'ndaki yeni yazılar e-posta adresinize gelsin ister misiniz? Üye Olun yeni yazıları size gönderelim! ×