Hasan Köşklü Kimdir?
1957'de 3 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya gelen Hasan Köşklü, İzmir Atatürk Lisesi'nden mezun olduktan sonra yüksek öğrenimi için yurtdışına çıktı. İngiltere'deki üniversite eğitimini yarıda bırakarak Türkiye'ye döndü ve 1978 yılında aile işi olan çiftçiliğe başladı. 1994-2007 yılları arasında Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Denetim Kurulu üyeliğinde bulundu. Aydın Ziraat Odası ve Tariş adına yurt içi ve dışındaki Uluslararası Zeytinyağı Konseyi (COI) ve benzeri kurum toplantılarına katıldı. Halen SS.191 no'lu Köşk Zeytin ve Zeytinyağı Kooperatifinin Birlik temsilcisi olan Hasan Köşklü, ilki 2009 yılının Şubat ayında düzenlenen Ortak Akıl ve Güç Birliği Toplantıları fikrinin ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Hasan Köşklü'nün moderatörlüğünde (forum yöneticisi) düzenlenen Ortak Akıl ve Güç Birliği Toplantıları'yla, zeytin ve zeytinyağı sektöründe yaşanan çıkmazlar ve bu çıkmazlara getirilecek çözümlerin masaya yatırılması amaçlanmaktadır.
Zeytin Portalı - Hasan Bey, zeytincilik sektöründe köklü bir geçmişe sahipsiniz. Son dönemde sektörün sorunlarını çözmesi için yapılan Ortak Akıl ve Güç Birliği Toplantıları fikrinin ortaya çıkmasında çok önemli bir görev aldınız. İnternet gruplarında ve basında, birçok insanın zeytincilik ve sektör hakkında daha fazla bilgi edinmesi için bilgiler veriyor, fikirlerinizi paylaşıyorsunuz. Bu yılların getirdiği bir deneyim ve bilgi birikimi mi?
Hasan Köşklü - Sonuçta bu sektörde ve de internet ortamında herkes birbirini çok iyi tanımıyor ama birkaç tane bir şey yazanı da çok bilgi sahibi zannediyorlar. Aslında herkes bir şeyler öğreniyor. Herkes bir diğerinden bir şeyler öğreniyor. Sonuçta bilgi evrenseldir. Paylaşılması gerek. Ben olabildiğince bildiklerimi anlatıyorum. “Kaos” ifadesi belki yanlış olacak ama öyle bir karmaşa ortamındayız ki insanlar birbirlerini yanlış anlıyorlar. Doğru bir şey söylüyorsun, çarpıtılıyor. Teknik bilgiler verdiğin zaman ancak çok daha seviyeli bir tartışma olabiliyor. Zaten onu da pek çarpıtabilmek mümkün olmuyor. Ben daha ziyade o şekilde yapmaya çalışıyorum. Gerek internet ortamında olsun, gerek yüz yüze görüşmelerimizde olsun veya gazete yazılarında, röportajlarda hep zor olan doğru bilgileri vermeye gayret ettim. Belki biraz da insanlar ondan dolayı "ya çok iyi bilir" diye düşünüyor. Ama benim de bilmediğim bir sürü şey var. Sürekli olarak basından, internet ortamından ve bir araya geldiğimizde arkadaşlardan; her gün yeni şeyler öğreniyoruz. Sonuçta kimsenin birbirinden farkı yok.
Zeytin Portalı - Bu biraz da bir bina yapmak gibi bir şey… Birisi bir katı ekliyor diğer bir insan bir başkasını… Sonraki katlar o zaman ortaya çıkmaya başlıyor.
Hasan Köşklü - Herkes bir tuğla koyuyor…
Zeytin Portalı - Birisi bir tuğla koymadığı zaman diğeri bu sefer üstüne bir şey koyamıyor. Ortak Akıl Toplantıları’nın amacı o oldu. Yazılı ortamda konuşulduğu zaman bazen bir cümle okuduğumuzda, mesela Zeytindostu Mail Grubu’nu okuduğumuzda, bize göre çok düzgün bir şekilde ifade edildiğini düşündüğümüz bir yazıya başka bir insanın tepkisi çok farklı olabiliyor. Çok sert çıkışlarda bulunabiliyor. Şaşırıyoruz… Belki de diyoruz yüz yüze gelinse arada bir diyalog aranır. Zaten böyle bir ihtiyaç karşısında Ortak Akıl ve Güç Birliği Toplantıları’na giriştiniz. Yazılı ortamda biraz zor oluyor galiba bu iş...
Hasan Köşklü - Yazılı ortamda; biz yazmayı, daha doğrusu kendimizi doğru ifade etmeyi bilmiyoruz. Klasik bir olaydır… Türk insanının biraz böyle övündüğü trajikomik bir olaydır. Filmlere konu olmuştur. Vücut dili denen dil vardır. Şimdi bir İngiliz, bir Hollandalı, bir Alman gidiyor. Sen ona vücut diliyle bir şeyler anlatmaya çalışıyorsun. Türkçe heceleyerek konuşuyorsun. Yabancının tek kelime Türkçe bildiği yok. Türkçeyi heceleyerek konuşsanız ne anlayacak? Ama bizimki bu şekilde kendini ifade edebildiğini zanneder. Türkçe’yi iyi kullanamayınca da benzeri durumları bizler kendi aramızda yaşayabiliyoruz. Bunun sonucunda da gerçekten büyük yanlışlıklar, yanlış anlamalar olabiliyor. Bunun sıkıntısını da birlikte yaşadık. "Yok, ben öyle dememiştim…" Bazen düzgün ifade edilmiş, içinde hiciv barındıran yazılar oluyor ama sonrasında tepkiler oluyor. Bir kısmı onun şaka, hiciv veya yerme olduğunu anlarken, bir kısmı da böyle şaka mı olur diyor. İnsanların tepkileri farklı olabiliyor. Yüz yüze geldiğinizde vücut lisanı da işin içine katıldığında konuşmadaki vurgulamalar da eklenince insanlar daha iyi anlaşabiliyor. Özellikle, bu ülkenin insanları… Bir temas olacak.
Zeytin Portalı - İnsanların iletişim kurabilmeleri önemli. Peki, sorunların çözümü için yeterli mi?
Hasan Köşklü - O da yeterli değil… İnsanlar resmin bütününü görüp, hedefi görüp, ayrıntılarla uğraşmasalar, hedefe yönelseler; ülke zeytinciliğini daha ileri götürebilirdik. Bu ülkenin üreticilerine ve hatta üreticiden başlayan tüketiciye ulaşan yoldaki sektörün her kesimine daha fazla kazandırabilirdik. Dahası, bu ülkenin insanının dünyanın en kaliteli ürününü, yağını daha fazla tüketmesini sağlayabilirdik. Sanırım, bazı insanlar bunu gözden kaçırıyorlar. Egoları belki daha fazla, kişisel çıkarları belki daha fazla… Bu ülkede şimdi 600-700.000 ton rakamlar konuşuluyor. Olacağı söyleniyor. Böyle bir şey eğer konuşuluyorsa ve gerçekten inanılıyorsa buna uygun politikalar oluşturulmalı. Birdenbire kapının önünde bir 700.000 ton zeytinyağı olursa, ne bunu koyacak depomuz ne de yaptığımız bir hazırlığımız var. Hiçbir hazırlığımız yok. Ne ambalajlı ne de ambalajsız. Bu ülke bugün 90.000 ton, 100.000 ton gibi iki haneli rakamlarda üretim yaparken, bir 8-10 yıl önce ortalama 140.000 ton zeytinyağı üretirken yine bunun tamamını kendisi tüketemiyor. Bunun tamamını ambalajda satamıyor. 600.000-700.000’i ne yapacak, nasıl satacak? Bunun için politika üretmiyorsan, sadece bunun edebiyatını yapıyorsan, sadece bu süreleri bile politika için kullanıyorsan, bu politikanın zeytin için olmadığı açıktır. Bu ülkenin insanı için de olmadığı da açıktır. Bunu söyleyip de ondan sonra sektör bir araya gelip benzer konuları konuştuğunda onlara dahil olmamak, müdahil olmamak veya katılmamak, hatta engel olmaya çalışmak anlaşılmaz bir şey. Ben pozitif yaklaşımla bunu doğru bulmuyorum. Doğru bir yaklaşım değil. Daha doğrusu bu hareketin kendisi pozitif bir yaklaşım değil.
Zeytin Portalı - Katılım yok. Aynı zamanda engelleme de var mı? Aslında katılmamak bir anlamda ket vurmaktır da denebilir...
Hasan Köşklü - Sen 600-700.000 ton üretimi hedefleyeceksin ki bu üretimin içinde çiftçiler, fabrikacılar, tüccarlar var… Borsalar var, bu işin bir sürü tarafı var. Bunlarla bir araya gelmiyorsan 600-700.000 tonu ciddi olarak söylemiyorsundur. Kendin de inanmıyorsundur.
Zeytin Portalı - Birdenbire yapılacak bir iş değil… Neler yapılması gerekiyor?
Hasan Köşklü - Evet, birdenbire olacak bir iş değil. Şunu söylemeye çalışıyorum… Biz bu problemleri çözeceksek bir araya gelip konuşmak zorundayız. Ortak Akıl Toplantıları’nın temelinde bu var. Tartışma kültürünü oluşturmak, üzerinde anlaşılan konularda uzlaşmak. Bunun en basit örneği primdir. Primi istemeyen taraf yok. Primi üretici istiyor, primi tüccar istiyor, primi zeytinyağı fabrikaları istiyor, primi ihracatçı istiyor, primi iç piyasada çalışan markalı, korsan çalışmayan, ciddi firmalar istiyor, primi tarım satış kooperatifleri istiyor. Primi herkes istiyor. O zaman biz prim istiyoruz. Güzel, bu durumda biz hep birlikte bir dilekçenin altına imza atabilmeliyiz, biz bir güç oluşturuyoruz diyebilmeliyiz. Kendimizi göstermek için… Gösteremiyorsak, primi alamayız, bize "zaten zeytinyağı pahalı" derler. Birlikte hareket edebilsek o zaman Ankara, güçlü bir talep var diyecek, beraber hareket ediyorlar diyecek. Biz bunun hissedilmesini sağlayamıyorsak kabahat Ankara'da değil. Kabahat bizde…
Zeytin Portalı - Ankara’nın uğraşması gereken çok sektör var. Daha fazla sesini duyuran isteklerini gerçekleştiriyor. Ortak Akıl Toplantıları’nda ilerleme nasıl gidiyor?
Hasan Köşklü - Açıkçası bizim Ortak Akıl Toplantıları'nda sektörün sorunlarını çözmek gibi bir amacımız vardı. Burada somut konuları çözmeyi hedeflemiştik. Somut konulardan kastım prim ve benzeri sorunlardır. Prim konusunda bugüne kadar yapmadığımız ciddi eksikler ortaya çıktı. Bunları kısmen tanımladık. Bunlardan bir tanesi prim istenmesinde gerekli olan bir maliyet çalışmalarıdır. Maliyet çıkarma sistemi… Taraflar bir araya gelince herkes böyle bir şeyin sorun olduğunu görebiliyor. Gemlik'te ortaya çıktı. Zeytin ve zeytinyağı maliyeti çıkarırken her kurumun farklı bir maliyet çıkarma sistemi var. Ziraat odaları bir maliyet çıkarıyor. Tarım il ve ilçeler bir maliyet çıkarıyor. Tarım Bakanlığı bir maliyet çıkarıyor. İhracatçı birliği, odalar ve borsalar bir farklı maliyet çıkarıyor. Bunların hiçbiri birbirini tutmuyor.
Zeytin Portalı - Kalemlerini teker teker belirtiyorlar mı?
Hasan Köşklü - Tabi… Ama yine de çıkmıyor. Tarım Bakanlığı'nın kendi maliyet çıkarma sistemi var. Tarım Bakanlığı'nın, kendi maliyet çıkarma sisteminde prim verilmesi aşamasında yaptığı maliyet çalışmasında verecekleri prime göre maliyet çıkarma anlayışında olduğunu da gördük. Bütçesinden maliyete gidiyor. Baştan sonuca değil sonuçtan geriye doğru bakış açısı olduğunu gördük. Herkesin kabul edebileceği standart bir maliyet yapma sistemi, maliyet çalışması uygulanmasının gerektiğini değerlendirdik. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Yeni bir prim anlayışının olması gerektiği de değerlendiriliyor. Örneğin, bu somut çalışmalardan birisi... Bir diğeri de bir komisyon kurulması... Ne yazık ki bu çalışmalar böyle istenilen düzeyde ilerlemiyor. Bu önemli bir sorun, ülkemizde insanlar birden bire heyecanlanıyorlar, heyecana geliyorlar ve çalışmaya başlıyorlar ama çalışmaların sonucu nedense gelmiyor, çalışmalar bitmiyor. Bu anlattığım sorun bizim Ortak Akıl Toplantıları'nda çözmeyi hedeflediğimiz sorun şekillerinden bir tanesiydi. Örneğin, bunlardan bir tanesi DİR'dir. Başka sorunlar da var. Tağşiş var örneğin... Ama Ortak Akıl Toplantıları'nda şimdi başka sonuçlar çıkmaya başladı. Bizim göremediğimiz eksiklikleri görmeye başladık. Gemlik'teki toplantıda şöyle bir sorun çıktı. Gemlik Ticaret Borsası Gemlik Coğrafi İşareti'ni almış. Gemlik Zeytini için almış. Ama Gemlik Zeytini diye bir çeşit yok. Çeşit Trilye... Trilye zeytini tatlandırma şekli ve üretildiği yer itibariyle Gemlik Zeytini olarak anılmış. Çeşit Trilye ama halk arasında Trilye zeytinin adı Gemlik olarak geçiyor. Ülkemize sonradan giren bazı ürünlerden olan tıraş bıçağının jilet olarak anılması gibi... Ona benzer bir durum gemlik-trilye durumu.. Tabi, bu bir sorun... Onların bir başka sorunu daha vardı. Alınan Gemlik Coğrafi İşareti'nin altyapısı yok. Onu da orada tespit ettik. Onlar ile birlikte içinde bulunulan yanlışlığı değerlendirdik.
Zeytin Portalı - Coğrafi işareti altyapısında nasıl bir sorunla karşılaşıldı?
Hasan Köşklü - Onun çalışma sistemi olacak, onların tanımlamaları olacak. O hangi bölgede olacak diye... Bununla ilgili olarak da bir komisyon kurduk. Çok değerli insanlar var. Çok önemli katkılarda bulundular.
Zeytin Portalı - Türk zeytinciliğinin gelişmesinin önünde ne tür engeller bulunuyor?
Hasan Köşklü - Mesela, toplantıda bir şeyin farkına vardık. Zeytin hasadındaki zeytinyağı maliyetindeki en önemli etkenlerden bir tanesi hasat maliyetidir. Hasat maliyeti yaklaşık %60 kadar oran tutabilir ürün bedeli içinde... Önemli bir oran bu. ..Dünya fiyatları belli, dünya fiyatlarının düşmesinin nedeni de belli. Mekanizasyon öncelikli neden… Biz bunu ülkemizde öyle uygulamalıyız ki rakipler ile rekabetçi olabilecek seviyede uygulamalıyız. Ve iyi bir primle de bunu desteklediğimiz zaman ancak insanımızın bu üründen yüzü gülebilir. Üretenlerin yüzü gülebilir. Bu anlayış ile konuşurken, tavsiyemiz hasat makinelerinin yaygınlaştırılması oldu. Dedik ki bunu kooperatifler alabilir ama orada fazla kooperatif yok. Köy tüzel kişilikleri alabilir, şirketler alabilir. Köy tüzel kişilikleri neyi alabilir? Budama artıklarını kaybeden makineyi alabilir, toplayıp işleyecek makineyi alabilir, biçerdöver tarzı hasat makinelerini alabilir. Büyük zeytin hasat makinelerini de alabilir. Bir arkadaşımız çıktı dedi ki biz öyle bir makine düşünmemiştik ama zaten kırsal kalkınma teşvikleri içinde zeytin hasat makineleri var. Zeytin hasat makineleri de var da onlar büyük değil insanların taşıyabileceği küçük ebatlı makineler. Bu bir eksiklik... Herkese birer tane küçük makine alıp da bütün köyü makineyle donatacağına bir köye bir hasat makinesi ver komşu köye de yardım etsin. Öğrendik ki köy tüzel kişilikleri ne küçüğünü alabiliyor ne büyüğünü… Teşviklerin içinde yok Köy Tüzel Kişiliklerinin desteklenmesi.. Bu da bir sorun... Zeytinciler bir araya gelip sistemleri içinde bunu değerlendiremedikleri için herkes birbiriyle uğraşıyor. Şu şunu dedi. 3,5 Lira’ya yağ olur mu? 6 Lira’ya yağ olur mu? Beyaz teneke bilmem ne… O kadar ki köylünün malını satmasına engel mi oluyorsunuz seviyesinde. Kimse ya bu çiftçiye nasıl daha fazla kazandırırız, bu ürün nasıl daha iyi değerlenir, bunun tartışmasını yapmıyor… Devlet verdiği teşvikleri nasıl veriyor bu çiftçiye nasıl yansıyor bunu aramıyor, araştırmıyor... Bütün ülke birer tane küçük makine alacak alın size büyük bir maliyet ve yük... Gemlik Toplantısında onu öğrendik. Yani köy tüzel kişilikleri teşvikinin içinde büyük makine yok. Bırak büyük makineyi küçük makineyi alamayacak çiftçi var. Köy tüzel kişilikleri alsın bunu. Muhtarlıklar alsın, muhtara da aldırmıyorlar. O zaman bu bir eksiklik. Gelelim bir araya, eksiklikleri tespit edelim birlikte çözelim, bir araya gelemiyoruz, çatının altındakiler, çatının kenarındakiler-dışındakiler…. Bu daha büyük bir sorun…
Zeytin Portalı - Ortak Akıl Toplantıları’nda sektörün tamamını bir araya getirebiliyor musunuz?
Hasan Köşklü - Tarım Bakanı'nın İzmir'i ziyareti öncesinde, oda ve borsalar güzel bir şey yaptı. Toplanalım dedi sanayi odasında, bu toplantılarda ön plana çıkan biriken konuları ben anlattım. Böyle tepkiler aldım dedim. Bu arada Sayın Mustafa Tan, Hasan Bey'in söylediği şeyler önemli dedi. Bunlar güzel şeyler... Mustafa Tan'ın şimdi gelip bunları ilk elden orada dinlemesi daha güzel olmaz mıydı? Katılabilseydi birinci ağızdan UZZK'nın Başkanı olarak değerlendirebilseydi. Biz bunu sağlayamıyoruz… Oradaki üretici çatının altına gelemiyor, siz çatıyı oraya götürseniz eksilir misiniz??? Ortak Akıl bunu burada tespit edebiliyor. Ortak Akıl bunları görebiliyor. Ama Ortak Akıl bu işin sorumlularını bir araya getiremiyor. Bu sadece bir tek şeyle izah edilebilir. Kuvvetli egolar yüzünden bir araya gelemiyoruz. Başka bir şey değil. Bir araya gelip tartışma kültürünü oluşturmamız, sorunları tespit edip çözmemiz gerekir. Bu arada biz insanların çeşitli ortamlarda birbirlerine kibar nazik davrandıklarını ve birbirleriyle iletişim kurabildiklerini görüyoruz. Ciddi konuları görüşmek üzere bir araya geliyoruz. Örneğin, ilk Ortak Akıl Toplantısı’nda aynı görüşte olanlar insanlar, olmayanlar da vardı. Aynı salona geldiler ama o salona UZZK'nın gelmemesinin nedeni yabancı saha. Bir kere toplantı Yunanistan'da yapılmadı. Ege'de tarihi olarak da en yakın, coğrafi olarak da en yakın rakibimiz, zeytinyağında da rakibimiz, acı anılarla dolu Yunanistan’da yapılmadı. Ki insanlar oraya da gidip geliyor. İhracatçı Birliği'nin salonunda olmaz da başka yerde olur. Yani sen fikirlerini her nerede olursa olsun savunamayacak yapıdaysan zaten UZZK'nın başında durmamalısın. Ama sen bu işe gönül verdiysen ve kendini yeterli görüyorsan her nerede olursa olsun fikirlerini savunabilirsin. Hangi ortamda olursa olsun. Burada ben Sayın Mustafa Tan'ın yeterli olduğunu düşünüyorum. Bana göre yeterli. Ama bir takım önyargılardan ya da başka bağlardan kendini kurtarması lazım. Bunu sektördeki herkesin yapması lazım.
Röportajın 2. bölümünü okumak için,
Bölüm 2: Röportaj - Hasan Köşklü ile Zeytin Sektörü ve Ortak Akıl Toplantıları Üzerine - 2 'ye,
Röportajın 3. bölümünü okumak için,
Bölüm 3: Röportaj - Hasan Köşklü ile Zeytin Sektörü ve Ortak Akıl Toplantıları Üzerine - 3 'e tıklayınız.