Son Gezdiğiniz Ürünler:
Alışveriş Sepetim (boş)

Röportaj - Alyattes Genel Müdürü Reşat Akkan ile Organik Zeytincilik Üzerine - 1


Zeytin Portalı | 9 Haziran 2009 Salı, 10:27
Kategori : Röportaj

Manisa Salihli'de, 335 dönüm arazi üzerinde organik zeytin ve zeytinyağı üretimi yapan Alyattes Organik Tarım İşletmeleri Genel Müdürü Reşat Akkan ile Zeytin Portalı olarak organik zeytin ve zeytinyağı üretimi üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
0 Yorum Bu yazı 72294 kere listelenmiştir.

İtalya'da düzenlenen Premiobiol 2009 Uluslararası Organik Zeytinyağı Kalite Yarışması'ndan 2.'lik ödülü ile dönen Alyattes'in kurucusu Reşat Akkan ile Zeytin Portalı olarak keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Uzun yıllar özel sökterde üst düzey yönetici pozizyonlarında bulunduktan sonra, doğup büyüdüğü Manisa Salihli'ye organik zeytincilik yapmak için geri dönen Reşat Akkan, Tekelioğlu Köyü'nde bulunan çiftliğinde kaliteli sofralık zeytin ve zeytinyağı üretimi yapıyor.

Ege Ünversitesi İktisadi Ticari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Akkan, mezuniyetten sonra kariyerine McCannErikson’da başladı. Bir yıl sonra Efes Pilsen’e bölge şefi oldu. Bu sırada, ODTÜ’de master’ını tamamladı. Üniversiteye asistan olarak girdi. 1984’te doktorasını tamamladıktan sonra, ABD’ye devlet bursuyla giderek, Sunny Buffalo’da öğretim üyeliği yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra, Turyağ’a girdi. Efes Pilsen’e Avrupa pazarından sorumlu bira grubu başkan yardımcısı olarak geri döndü. Bu sırada İngiltere, Hollanda gibi ülkelere ilk bira ticaretini gerçekleştirdi. Ancak 2 yıl sonra kahvehanelerde bira satışı yasaklanıp, bira pazarı bir gecede yüzde 50 küçülünce, Turyağ’dan gelen teklifi değerlendirdi.

Sonra ITT Bilca’ya transfer oldu. Zarar eden bu şirketin cirosu, 4 yıl sonra 135 milyon dolara ulaştı. Bir dönem sonra şirket kapandı. Akkan, 1991’de Eti bisküvilerinin genel müdürü olunca, ailesiyle birlikte Eskişehir’e taşındı. Çok mutlu olmasına rağmen, çocukların daha iyi eğitim almaları için İstanbul’da olmaları gerek diye düşünerek, RJReynolds’tan gelen satış direktörlüğü teklifini kabul etti. Daha sonra Sara Lee’ye geçerek, 3 yıl genel müdürlük yaptı. Ancak, yerel markaları satın alarak büyüyen bu şirket, Türk şirketleri değerinin altında satın almak isteyince, oradan da ayrıldı. 48 yaşında, özel sektör deneyimlerini bir tarafa koyup, kendi idealini gerçekleştirmeye, zeytin yetiştirmeye koyuldu.

 

Zeytin Portalı - Sizin profesyonel yaşamınızdan zeytinciliğe geçişinizi öğrenebilir miyiz?

Reşat Akkan - Profesyonel yaşamda belli bir yere geldikten sonra yabancı şirketlerde çalışıyorsanız ülkenizin çıkarlarıyla şirketinizin çıkarları çelişmeye başlıyor. Sizden de o kademede bu çıkarları ya da bu çatışmayı şirketinizin lehine çözmeniz bekleniyor. Ben tercihimi ülkemden yana kullandım. Olaylarda üzülmeden profesyonel yaşama nokta koydum ve böyle bir yatırıma karar verdim. İstanbul’da oturuyordum ve çocuklarım daha küçüktü. En az vaktimi alacak zirai faaliyet ve geleceği hem yüksek olan hem de en az vaktimi alacak zirai faaliyet diye düşündüm. Öyle değilmiş. Çok sonraları öğrendim. Hemen hemen her zirai faaliyette her işte olduğu gibi mutlaka başında olmak gerekiyor. İlk yıllarda tabi arazileri sıfırdan alıp diktiğim için benim 24 saat burada olmam gerekmiyordu. Ayda bir gelip iki gün kalıp buralara bakıp geri dönüyordum. Arazilerim Bintepeler’de (Salihli-Manisa). Zamanla tabi daha geniş araziler almaya başladım. Komşular satınca o aradakileri falan aldım. Sıfırdan zeytin diktik. Elektriğimizi getirdik. Bintepelerde artezyeni ilk kez biz yaptık. Su çıkınca elektriği de getirdik tabi. Herkes burada su çıkmaz kır diyordu. Bizim şansımız varmış galiba su bulduk. Sulamadan zeytin ziraatı yapınca ancak yağlık zeytin yaparsınız. Yağ da maalesef masrafını karşılayabilen bir ziraat türü değil. 

Zeytin Portalı - Zeytinciliğe ilk başladığınızdan beri üretiminizi sofralık zeytin üzerine mi düşünüyordunuz?

Reşat Akkan - Başından beri aklımda sofralık zeytin vardı. Zaman içinde ağaçlar büyüyüp meyve yapmaya başlayınca ilk sene 2004’te ilk mahsulü aldım. Tam 1 ton ürünü, arabama attım Akhisar’a götürdüm. Pikabımın üstünde…  Zeytini iyi bir fiyata satıp geldim. Dedim biz zengin olduk. Ama aynı zeytin geçen sene ortalama fiyatı yarıya indi. Çiğ zeytin için. Aradan geçen 4 yılda, mazot 2 katından fazla artmış, ilaç 2,5-3 katı. Organik gübre 3 katı artmış. Amele parası %100’den fazla artmış. Eğer ben zeytinimi ham olarak satıyor olsaydım elimdeki mal varlığının herhalde yarısını yok etmiş olacaktım. Tek gelir kaynağım bu. Malı işlemeye geçmekle doğru bir karar vermişim. 2004’te deneme üretimine başladık. Deneme çalışmaları iyi netice verince, 2005’te toptan üretime başladık. Migros grubuyla anlaştık. Onlara butik olarak mevsimsel mal vermeye başladık. Çünkü malımızı hemen bitiriyordu. Sonra internet sitesi kurup oradan halka da satış yapmaya başladık. Baştan iyiydi. Ama sonradan kargo ücretleri birden artınca bıçak gibi kesildi. 10’da 1’ine düştü internet üzerinden satışlar. O zaman biz de normal ticarete yöneldik tekrar. 

Zeytin Portalı - Bütün üretiminizi organik olarak mı yapıyorsunuz?

Reşat Akkan - Öyle olmak zorunda yasa gereği. Benim balım da olsaydı onu da organik yapmak zorundaydım. Ne bileyim patlıcan yetiştirseydim onu da organik yapmak zorundaydım. Kayıt yaptırdığım bütün arazilerimde organik yapmak zorundayım. 

Zeytin Portalı - Arazileriniz aynı bölgede olmasa da bu geçerli mi?

Reşat Akkan - Onu bilmiyorum ama bana söylenen böyle. Zaten bizim başka amacımız yoktu. Konvansiyoneli zaten herkes yapıyor. Bizimki niş market. Tabi organik üretim konvansiyonele göre daha sıkıntılı. Beş seneden beri kullandığımız bir pamuklu bit ilacı vardı. Her sene iyi netice alıyorduk. Bu sene 2 kere attık. Pamuklu bitten bu sene çok zarar gördük. Öldürmedi. Şimdi ilacı üreten firma bize diyor ki, bizim ruhsatımız yok pamuklu bite karşı pamuklu koşnile karşı var. Tabi bu benim düşüncem kimyager falan değilim ama içindeki aktif maddeyle oynadılar. Belki içinde pamuklu bite de iyi gelen bir şey vardı. Bu sene iyi gelmedi. Bana ilaçlama, mazot, amele ve şu bu… Yaklaşık 5 iş günü ve büyük paraya maloldu. Bu gitti bu sene. Ağaçların gördüğü zarar ayrı onu bilemiyorum. Onu hasadın sonunda göreceğiz. Ne kadarı neyden kaynaklandı tam olarak bilmek mümkün değil. Benim ürünümü %10 etkileyecektir. Bu sene ben 100 ton ürün alırsam 10 ton kaybım vardır demek pamuklu bit yüzünden. O da ayrı bir yük tabi bizim sırtımızda.

Zeytin Portalı - 2004’te ilk üretime başladınız. Bu her sene katlanarak devam etti… 

Reşat Akkan - 2004’te deneme üretimine başladık. 4 ton kadar. Değişik denemler yaptık. Tanka koyduk. Tenekelere koyduk. Plastik bidonlara koyduk. Kimini yuvarlama yaptık, kimini tuzlama yaptık. Kimini normal klasik yöntemle yaptık. Taş ve tuz baskısıyla yaptık. En uygunu ve kapasitemiz arttığı zaman bizim hakkından gelebileceğimiz üretim tarzı neyse iyi kalitede onu seçtik. Beton tank kullanmıyoruz. Plastik tank kullanıyoruz. 

Zeytin Portalı - Ürünleriniz organik olduğu için düzenli kontroller yapılıyor. Peki, organik kararını nasıl verdiniz?


Bu yazının tamamını okumak için Zeytin Portalı'na üye olmanız gerekmektedir. Üyeyseniz aşağıdaki üye girişi bölümünden kullanıcı adı ve parolanızla giriş yapabilirsiniz. Üye değilseniz, "Yeni Üye Olmak İstiyorum"'a tıklayarak ücretsiz bireysel üye olabilirsiniz.
Zeytin Portalı Üyesi misiniz?

Üye Girişi

Kullanıcı Adı :  
Parola :  
» Parolamı Unuttum
 

Facebook'ta Desteğinizi Bekliyoruz!

Detaylı Arama

Yorumlar

Yorum Ekle
 
Henüz bir yorum yapılmamış!


Tanıtılan Ürünlerden Seçmeler :


Popüler Etiketler


ZEYTİN PORTALI


Zeytin Portalı'ndaki yeni yazılar e-posta adresinize gelsin ister misiniz? Üye Olun yeni yazıları size gönderelim! ×